Berkan Ürgen, Kırkaltı kromozomlu yalnızlık

Dün gece hiç tanımadığım bir devlete, sırf sana benzemiyor diye usulca sokulup vize aldım.

Topla buluştum. Ceza sahası içine girdim ve kaleye yüzümü döndüm… Hepsi bu.

Gören kalp kılavuz istiyor. Aklımın  kalbime paralel uzanmasına izin vermedim  ve topsuz alana koşu yaptım. Ceza sahası ana baba günü.Uzaklaşıyorum oradan. Kulağımda ‘’ rude boy rock ‘’ şarkısı çınlıyor. Zararımın neresinden öpsem bilemedim. Ceza sahası dışında olmak içimi rahatlatıyor.

Topsuz alanlarda koşulardayım. Yatarak müdahaleler , omuz omuza mücadeleler, orta şut karşımı paslar, direkten dönen toplar ,ofsayt çizgisinin dışında kalan arkadaşlar falan yok, ne güzel. Farkındayım , doksan dakika bitti ve bizim takım hala gol yiyor. Topsuz alana doğru koşar adımlarlayım. Yediğimiz golleri önceden çalışmıştık.

Ceza sahası ana baba günü. Takım defansa çekildi ve ben topsuz alana doğru… Pişman desen , değilim .Bir hayvanım bu akşam. Karşı takımın ceza sahası içine doğru yol alıyorum, çok tenha. Defansın bel kemiği olan koca adamı selamlıyorum ve onun en iyi arkadaşı olan kaleciyi de…

Yalnız bire ve kendisine bölünebilen yalnızlıklara asal yalnızlık denir. Saygıyla selamlıyor ve şaşkın bakışlarını hiç unutamıyorum.Adımlarken sahayı çıkışa doğru, zaman ilerledikçe geçmişin daha da geçmişini eşelememin hayvancıl sebeplerini düşünüyorum.

Unutulmak bir yer yüzü refleksidir . Hayatta en hakiki yalnız, mürşidtir.Ve sahayı terk ediyorum. Bu sefer , berbat bir performans sergileyen bir oyuncunun oyundan alınması gibi değil.

Aklıma bıçak çekiyorum.Vücudumun içinde beslediğim köpeğe bıçak çekiyorum.Kemiklerimi hunharca kemiren köpeğe…İçimdeki bir kromozomu kanatıyorum

Bir  dna proteine küsüyor, ‘’ Arigato Rabbim ‘’ diyorum , devlet bana ‘’ dinden çıktın’’diyor.

‘’ Siesta sünnettir ‘’ diyorum , otobüste bazen kızlar bana göz süzüyor.

Rasulullah’ı bu aralar çok üzüyorum.

Dün gece hiç tanımadığım bir devlete, sırf sana benzemiyor diye usulca sokulup vize aldım.

Sırtımı kaleye vererek ceza sahası dışına çıktım.Kaleye bir daha yüzümü dönmedim.Doksan dakika biteli epey oldu ama hala bizim takım gol yiyor,ne acı…ve son bir çağrı

Gündemin içinden canım

Koşarak koşarak

Gel bana gel.

Berkan Ürgen

İZDİHAM

      İzdiham Dergisi 32. Sayısında birbirinden güzel yazılar, şiirler, çıldırmalar, öyküler ve denemelerle okuyucusuyla buluşuyor. Kapakta viyolonsel çalan Vedran Smailovic.  Bosna yerle bir edilirken her enkaza smokinini giyerek ağıt yakan Vedran’ın iç burkan hikayesini okuyacaksınız. Arka kapakta ise saçlarını üfleyince tarak uzattığımız Naim Süleymanoğlu. İzdiham, unutulmaz bir sayı daha sunuyor. İzdiham Dergisi 32. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın