Berkan Ürgen, Gözler Kalbin Mafyasıdır

Bir gün seni de anlamayacaklar Hurşit abi. Her konuşmana ” anladım” diye cevap veren insanların aslında seni hiç dinlemediklerini anlayacaksın. Anlayacaksın Hurşit abi, her gün kendine yeni hatalar keşfettiğini. Sen,hayatındaki sorunların baş mucidisin abi. Yeniden başlamak tekrardır abi.

Sen, yeniden başladığın hayatına yeni hatalar keşfederken, o kızın gözlerine lanetler okuyup duracaksın. Yaralar kapanır sen onu fazla kafana takma da, asıl yaranın izini sorduklarında ne anlatacaksın? Sen onu düşün be abi.
Sen yalancının tekisin. Her yara izi, üstünde bir yığın yara biriktirir. Kahvede, dolmuşta, otobüste, vapurda, mahallede, kerhanede sorduklarında sana, gerçeği gizlemek için tomarla yalan biriktirmedin mi, abi?
O bakış yüzünden, seni annenden daha iyi tanıyan şarkılara kendini boğdurduğun geceleri unutmadım sanma. Zaman durmuş, o kız bunu nereden bilsin. Dünya durmuş, o kız bunu nereden bilsin. Gece buymuş, o kız bunu nereden bilsin. Gece, hiç komik değil. Bir göz, bir bakışı kusmak için yine bir göze ihtiyaç duyar abi. O bakış, kusmak için senin gözünü kullandı. Aya çıkmasa da o kadın, gözlerin için küçük ama kalbin için büyük bir yıkım yarattı.

Gözler kalbin mafyasıdır Hurşit abi. Bir kere bulaştın mı ona, ocağın söner, aklına kocaman bir öküz oturur,dünyan döner. Vah Hurşit abim vah!

Şimdi, o bakıştan kurtulmak için, kapı kapı gezdiğin gözleri düşün. İyi bir adamdın sen Hurşit abi. İyi bir insan olmak için yemediğin bok kalmadı be abi. O bakıştan kurtulmak için bakmadığın göz kalmadı.

Yalnızlığın en boktan yanı ne biliyor musun? Yalnızlığın en boktan yanı, etrafında hep birilerinin olmasıdır. Hep birilerinin etrafında olmasının en boktan yanı da, O’nun yanında olmamasıdır.
-İzzet!
-Efendim abi?
-Doğru dedin, iyi dedin. Dedin de…
-Bi kere daha, baksa ya lan bana öyle.
-Bi kere daha ağzıma sıçsa ya!
-İzzet!
-Efendim abi?
-Ben O’nu çok özledim.

 

 

İzdiham 16. sayı
İZDİHAM

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın