Berkan Ürgen, Ellerini Gömebileceğim Bir Yerlere Koy

Berkan Ürgen’in günlüklerini tuttuğu yer neresi?
Hela Günlükleri.

En iyi cümle bildiğin cümledir. Taksimetrelere sürekli zam gelir.

Bugün hayatımın ikinci gerçeği ile tanıştım.

Sevgili Hela ! Ben bir kabızım.

Sahte ıkınmalar, yöresel maden suları ,çetik içlik ve ütopik.

Bazen ‘’dostlar sağolsun’’ işitirsin Prezevalski .Neyse , saatler şu an Filipin’de 06:53 iken burada 01:53 ve bunun yine hiçbir önemi yok.

Kafamın içinde, kafamın dışına sıkmaya çalışan bir güneyli , kafamın dışından içine sıkmaya çalışan bir kuzeyli var. Onlara anons eden kim ?. Hiç dinlemiyorlar dağılmıyorlar bile , olaysız bir şekilde. Paranormal derecede başım ağrıyor hela. Bu bir çeşit işkence. İşkence, acıma hakaretten başka bir şey değil de nedir ? Sübliminal bıyıklı adamlar görüyorum ve onların karşısında oturan ontolojik sorunlu vajinalar. Kadını kırılan bir topuklu ayakkabı kadar tehlikeli ne var ki söylesene ? Sübliminal bıyıklı adamlar görüyorum ve onların bıyıklarına denk gelen vajinalar. Topuklu ayakkabılar, kiralık bir suikastçi gibi. Kadınına ihanet eden adamları simetrik bir şekilde , hunharca , katleden topuklu ayakkabılar. Onların da nefsi var.

Domates soslu mantarlı sorunlarım da var benim hela. Çünkü ben bir garsonum. Yalnız adamların önlerinde duran boş sandalyeleri alan ben. Sahipsiz masalara rezervasyonlu pusular kurup , gözleri kıvırcık ,saçları ela kızlara kur yapıp insanların yalnızlıklarına sıfatlar ekleyen ben , ölsem şimdi şurada yada orda fark etmez , en fazla Masa 5’e siparişler geç gider, hepsi bu…

Hiçbir şey yok her şey dahil.

Aklım diyorum hela, aklım .

Aklım , aklım olmadığını bilmek için var.

Gözlerim diyorum hela, gözlerim. Hiçbir boku göremediğimi görmek için var.

Ya ellerim !

İnsanın kalbinden önce elleri geliyor değil mi ?

O kızın kalbinden önce ellerini yakalamıştım. Elleri sıcaktı.

Elleri sıcaktı ve benim vücut ısım gelişen teknolojiye paralel değildi.

Benim beyin ölümüm gerçekleşirken , bir intihar notu olarak , Adli Tıp Kurumundan

iç organlarımdan önce ellerimi araştırmalarını istemiştim .

O kız , o an batının en hızlı silah çeken kovboyuydu. Uzak doğunun en hızlı kılıç çeken samurayıydı. Yaptığımız tüm düellolarda ölen benden başkası değildi. Elleri sıcaktı ve cesedimin yüksek ısıya maruz kaldığı o an postmortem değişikliklerime engel olamıyordum.

Bir yanardağ patlamasından sonra soğuyan lavlar gibi olur bazen kadının elleri.

Son düelloya topuklu ayakkabısı ile gelmişti.

Topuklu ayakkabı giyen kadınların elleri soğuk olur.

-Hey sakin ol bebeğim , silahını yavaşça kaldır , elini sakince tetiğe bırak ve bu işi bitirelim artık. Graw graw graw…

Silahını alıp gidebilirsin ama ellerini gömebileceğim bir yere koy.

Sevgili Hela !

Bugün hayatımın üçüncü gerçeği ile tanıştım . Ben bir garsonum ve taksimetrelere inanırım.

Aşk profesyonellik gerektirir , yalnızlık ise amatörler içindir. Amatör doğdum amatör öleceğim. Benim babam da garsondu .

Yalnızlığın aynı aile soyundan geçme yoluyla kalması biçimine , monarşik yalnızlık denir.

Sevgili Hela !

 

Berkan Ürgen

İzdiham

EN İYİ GARSON PARASI BİTEN GARSONDUR

İzdiham 27. Sayısına ulaştı. Bu sayıda Mustafa Kutlu, Gökhan Özcan, Bülent Parlak, Ali Ayçil, Fatma Şengil Süzer, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Çağatay Hakan Gürkan, Nurdal Durmuş, Dilek Kartal, Onur Bayrak, Eda Tezcan, Seda Nur Bilici, Zeliha Yurdaer, Hakkı Özdemir, Feyza Özcan, İbrahim Varelci, Mustafa Toprak, Muhammed Palewi, Özer Turan, Halil Kurbetoğlu, Yunus Meşe, Mazlum Mengüç, Ferhat Toka, Mücahide Orak, Mücahit Gündoğdu, Kevser Tekin, Elif Atasoy, Hatice Çay ve Yağız Gönüler yer alıyor. İzdiham hepimiz ölecek yaştayız demeye devam ediyor. İzdiham dergisinin 27. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: