Bedava Kitaba Bile Rağbet Yok

Bedava Kitaba Bile Rağbet Yok

Kocaeli’de bir kitapçı insanları kitap okumaya teşvik etmek amacıyla bazı kitapları, akşam dükkanını kapatmasına rağmen dışardaki tezgahının üzerinde bırakıyor. Tezgahtaki kitaplar, “paranız yoksa alabilirsiniz” notuna rağmen alınmıyor.

Karabaş Mahallesi Akçacami Caddesi’nde kitapçılık yapan Ferhat Gündüz (54), 17 yıldır kitap sattığını, İstanbul’da başladığı işi 2,5 yıldır İzmit’te sürdürdüğünü anlattı.

Toplumun kitap okuma alışkanlığının çok düşük olduğunu, çok ucuz fiyata vermesine rağmen günde en fazla 5-10 kitap satabildiğini ifade eden Gündüz, “Geçmişe göre çok az kitap satıyorum. Fiyatlar, 50 kuruş ile 20 TL arasında değişiyor. Buna rağmen kitaplar toplumumuzda okuma alışkanlığı olmadığı için çok fazla rağbet görmüyor” dedi.

Piyasa fiyatının altında satmasına rağmen alıcı bulmadığı için 5 TL’lik bir kitabı 2 TL’ye vermek zorunda kaldığını, bazı müşterilerin ise kitabın fiyatı çok düşük olmasına rağmen pazarlık yaptığını dile getiren Gündüz, şunları söyledi:

“Pazarlıkta ısrar eden bazı müşterilere ‘o zaman kitap size hediyem olsun’ diyorum. Günümüzün eğitim politikası sürekli değişiyor. Sistem her yıl değiştiği için insanlar ne yapacağını şaşırıyor. Ekonomik nedenlerden kaynaklanan sorunlar da var. İnsanların alım gücü çok düşük. Çoğu ekonomik durumlarından dolayı kitap almayı son tercih olarak görüyor. Asıl sorun da bu.”

PARASI OLMAYANA BEDAVA KİTAP VERİYORUM

Sattığı kitapların parasıyla geçinmesinin mümkün olmadığını, yaşamını birçok ihtiyacını kısıtlayarak sürdürdüğünü belirten Gündüz, insanları kitap okumaya teşvik etmek için elinden gelen gayreti gösterdiğini vurguladı.

Dükkanının duvarlarında, “önce insanım diyorsan para sonra. Para araçtır. İnsan her şeyin üstündedir, özeldir” yazıları bulunan Gündüz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dükkanıma gelen, parası olmadığı için kitap alamayanlara ücret almadan kitap veriyorum. Bu şekilde dükkana geleni kitap vermeden geri gönderdiğimi hatırlamıyorum. Hatta bazılarına ‘paranız yoksa alın, okuyun, geri getirin’ bazılarına ise ‘kitabı alın parasını daha sonra ödeyin’ diyorum. Müşterilerim ile mutlaka bir fiyata anlaşıyoruz. 10 TL’lik bir kitabı müşterimin cebinde 2 TL olsa bile veriyorum. Kitap alma imkanı olmayan, parası olmayıp kitap okumak isteyen herkese geldiği takdirde kitap verebilirim. Yeter ki insanlarımız kitap okusunlar.”

Gündüz, devamlı kitap okuduğunu, elinin altında sürekli bir kitap bulundurduğunu ifade ederek, parası olmadığı için kendisinden ödünç kitap alanların isimlerini yazdığı bir defteri bulunduğunu kaydetti.
Akşam dükkanını kapatırken tezgahtaki kitaplarını içeri almadığını belirten Gündüz, şunları kaydetti:

“Kitap okumak isteyen herkes alabilsin diye 50 kuruş ile 1 TL arasında sattığım kitapların üzerine ‘paranız yoksa alabilirsiniz’ yazısını bırakıyorum ama buna rağmen kitapları kimse almıyor diyebilirim. Yandaki dükkandan atılan çürük patates, soğan ve domatesleri toplayarak evine götürenler oluyor ama kitaba gelince bedava verdiğim halde kimse almıyor. Birileri keşke kitaplarımı para vermeden de olsa alıp okusa.”

 

 

Kaynak: Onbeşyirmibeş

İZDİHAM

 

 

 

İzdiham Dergisi 32. Sayısında birbirinden güzel yazılar, şiirler, çıldırmalar, öyküler ve denemelerle okuyucusuyla buluşuyor. Kapakta viyolonsel çalan Vedran Smailovic.  Bosna yerle bir edilirken her enkaza smokinini giyerek ağıt yakan Vedran’ın iç burkan hikayesini okuyacaksınız. Arka kapakta ise saçlarını üfleyince tarak uzattığımız Naim Süleymanoğlu. İzdiham, unutulmaz bir sayı daha sunuyor. İzdiham Dergisi 32. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın