Aysun Bahar Asar’a Sorduk

Aysun Bahar Asar,

1994 Ankara doğumlu. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı son sınıf öğrencisi. Yazma süreci öyküyle başladı. Bu süreç kitap yazıları ve öyküyle devam ediyor. Temmuz, Hayal Bilgisi, Yedi İklim, Butimar, Hece dergilerinde öyküleri ve yazıları yayınlandı.

İzdiham: Niçin yazıyorsunuz?
Hissettiklerimi en iyi ifade ettiğim yol yazmak. Belki bu yolla her şeyi daha kolay çıkarabiliyorum içimden.

İzdiham: Yalnız olduğunuzu düşünüyor musunuz?
Zaman zaman evet. Bu kalabalığın içinde ne kadar yalnızız bilmiyorum ama yalnızlığın bana iyi gelen tarafları var. Bence bu duyguyu hissetmeye ihtiyacımız var.

İzdiham: Edebiyat delilik midir?
Genel insan halinin gezinemediği uç noktalarda gezindiğimiz için delilik değilse de ona yakındır.

İzdiham: Sizi özetleyen en iyi cümle nedir?
Ya öyle olmasaydı.

İzdiham: Sizi yazmak mı daha çok heyecanlandırıyor; yoksa eserlerinizin okunması mı?
Senin kaleminden çıkan bir yazının okunması elbette çok keyifli ve heyecan verici. Ama bu heyecan bende en başından başlıyor. Yazının ilk cümlesindeki duygum yazı bittiğinde bambaşka bir şeye dönüşüyor. Aynı anda farklı karakterlerin içinde gezinebiliyorum. Dolayısıyla yazmak hali daha heyecanlı geliyor.

İzdiham: Yeni bir kitap yazmayı düşünüyor musunuz?
Henüz ilk kitabım bile yok. Ama bu soruyu duymak güzel.

İzdiham: Derin sularda yüzmek mi; yoksa beş yıldızlı bir otelin havuzu mu?
Denizi seviyorum, derin sularda yüzmek isterdim. Ama havuz daha güvenli olduğundan havuz tercihim.

İzdiham: Yürümek mi makam aracı mı?
Adımlarım yorulana kadar yürümek.

İzdiham: Boş zamanınız var mı?
Var. Olmadığında da yer açmak gerek. Böyle zamanlar faydalı olabiliyor.

İzdiham: Size sorulduğunda en nefret ettiğiniz soru hangisidir?
Hayatımla ilgili en ufak fikri olmayan insanların ” sonunda ne olacaksın, bir şey olabilecek misin” soruları. Aslında nefret edilecek de bir şey yok. Düşüncelerimin yakınından geçemeyen insanların beni anlamasını bekleyemem.

İzdiham: En sık kullandığınız kelime hangisi?
Belki.

İzdiham:Kıskandığınız bir yazar var mı?
Kıskanmak değil sevmek diyelim: Tezer Özlü

İzdiham: Nobel edebiyat ödülü sizin için ne ifade ediyor?
Kazanılan güzel kitaplar vardır mutlaka. Ama bu yol bana pek de doğru gelmiyor açıkçası.

İzdiham: Yazdığınız metnin bitmiş olduğunu nasıl anlıyorsunuz?
Bunu anlamak çok kolay değilmiş. Sonradan defalarca üzerinde çalıştıktan sonra bir şey eklemeye gerek kalmadığını görüyorum. Zaten eklesem de metin bittiği için fazlasını kabul etmiyor.

İzdiham: Okumaktan keyif aldığınız yerli yazarlar var mı?
Elbette. Çok var. Nezihe Meriç, Şule Gürbüz, Hüseyin Su, Emine Batar, Bilge Karasu, Tezer Özlü, Kemal Tahir, Mustafa Kutlu, Cahit Zarifoğlu. Liste daha da uzar.

İzdiham: Türkiye dışında başka bir ülkede yaşasaydınız bu hangi ülke olurdu?
Birleşik Devletler.

İzdiham: Sizi diğer yazarlardan farklı kılan nedir?
Farklılık dediğimiz şeyi okur metne baktıktan sonra görebilir. Biz aynı şeyleri başka hislerle anlatıyoruz. Önemli olan bütün farklılıklar içinde metni hissettirmek ve hissetmek, ortak duygularda birleşebilmek.

İzdiham: Çay mı portakal suyu mu?
Çay

İzdiham: Okurlarınızla aranızda bir gönül bağı var mı?
Şimdilik çok fazla değiller ama öykünün barındırdığı hissin onlara geçtiğini görüyorum. Sosyal medyadan dönüş oldukça daha da iyi anlıyorum bunu. Birilerinin sizi okuması, yazınızı beklemesi ve sizinle iletişim kurmak istemesi çok güzel.

İzdiham: Yazarlık kurslarına inanıyor musunuz?
Çok hisli bir şey gibi gelmiyor bana.

İzdiham: En sevdiğiniz Edebiyat Dergisi hangisi?
Temmuz Dergisi benim için kıymetli. Onun sayesinde okurla güzel şeyler paylaştım.

 

İZDİHAM

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın