izdihamdergi Yazıları

Elias Canetti, Kitle ve İktidar Kitabından Bir Bölüm

Kaçış Kitleleri Kaçış kitlesi bir tehditle yaratılır. Herkes kaçar ve herkes kitleyle birlikte sürüklenir. Tehlike herkes için aynıdır. Bu tehlike belirli bir noktada kesifleşir ve orada ayrım tanımaz. Bir şehrin sakinlerini ya da belli bir inanca bağlı olanları ya da belli bir dili konuşan herkesi tehdit edebilir. İnsanlar birlikte kaçarlar, …

Can Trajedik, Tüm Delilleri Çürümüş Birinin Delili Kendisidir

  “Kim ne derse desin, mutlu insanın en mutlu anı, uykuya daldığı andır ve mutsuz bir insanın en mutsuz anı, uykudan uyandığı andır. İnsan hayatı, bir tür hata olmalı.” (Schopenhauer) Bugün, modern insan nasıldır? Sorusuna verilecek en dürüst cevap şöyle olmalıdır: “Modern insan mutlu insandır.” Ya da başka bir deyişle, …

Nurdal Durmuş, Uyanınca Görülen Rüyalar Üzerine

Bekliyoruz! Mütemadiyen beklemekle geçiyor hayat. Birisini, ölümü, kıyameti, iyi olmayı ya da herhangi bir şeyi. … ama gelmiyor/sun ve geçmiyor!   Kırgınız! Bekle, gitme, yapma, etme, sabret, durma, sonra, sırası değil, başka zaman, üzülme, ağlama, bekleme, boş ver, bakarız, belki, diyenler yüzündendir kahrımız. Kirli hesaplar, kirli hayatlar, doymak bilmez iştah …

Wislawa Szymborska, Hiçbir şey olmuyor iki kez

hiçbir şey olmuyor iki kez ve olmayacak da. Bu nedenle işte deneyimsiz doğmuşuz ve rutinsiz öleceğiz. yinelenmeyecek tek bir gün bile, birbirine benzer iki gece yok. Ne aynı olan iki öpücük, ne de gözlere bakan aynı bakışlar. dün, hani birisi adını söylediğinde yanımda yüksek sesle, bir gül düşmüştü sanki açık …

Osman Özbahçe, Adını Kapamadım Eğri Cümleden

Ben yürüdükçe ardımdan bir eğri cümle Kahkahayı patlatır bir eğri cümle Sağ işaret parmağının öğretmeni olup bir eğri cümle Sallar sallandıkça kendini durduramaz bir de Durmaz çünkü durduramaz hiçbir şeyi de bir eğri cümle Başımın kestiği havayı Ve durdurup trafik bozan bir kahkahayı Bir şey bu benim yürüyüşüm Amansız olmaktan …

Anna Ahmatova, Bilmiyorum, Yaşamakta mısın Öldün mü?

Bilmiyorum, yaşamakta mısın, öldün mü? Dünyada bir yerlerde bulabilir miyim seni Yoksa, akşamın yaslı karanlığında Bir ölüyü mü düşünmeli.. Her şey senin için: Gün boyunca dualarım, Uyuşturan ateşi uykusuz gecelerin; Şiirlerimin beyaz sürüsü, Ve mavi yangını gözlerimin.. Hiç kimse daha yakın olmadı bana, Hiç kimse böylesine üzmedi beni, Acıya salıp …

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde, Türk Kızılayı’ndan “Kadın ve Savaş” Konulu Panel

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde, Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi ve Türk Kızılayı Gençlik Hizmetleri Müdürlüğü, “Savaş ve Kadın” konulu panel düzenliyor. Panelde, Halep’teki insani krizin dünyaya duyurulmasında sosyal medyadan yazdığı etkili paylaşımlarıyla farkındalık oluşturan, Fatemah ALABED ve kızı Bana ALABED yaşadıklarını anlatacak. Türk Kızılayı’nın sahada görev yapan kadın çalışanlarından …

Şairlerin Kaleminden Kar Şiirleri

Şükrü Erbaş / Kar Yağışı Yalnızlığın sesinden bir resim yaptım Kararan kalabalıklardan süzdüm ışığını. Akşamüstleriyle boyadım vazgeçen ağzını Parmaklarını uzattım gece suları gibi ıssız Salkımsöğütlerden bir beden çizdim usul Hiçbir rüzgarın duruşunu bozamadığı Bütün yağmurları topladım yapraklarına. Sonra tüm yolcuların silindiği bir ufuk Örttüm kâkülleriyle alnının üşümesini. Puhu kuşlarının avazını …

Muhammed Palewi, Tılsımı Muğlak

ben yanağında kristal çiziği olanlara meftun oldum hep rabb dedim.. rabb..! ey..! o en güzel iç çekiş.. sanırım fazlaca sıkıyor o kalbimi avuçlarını biraz gevşetmeyeceksen bile içime işleyen tırnaklarını azıcık berî tutabilir misin -sözleri yeterince tesirli zaten- mûsikîydim ben sana haftalar boyu gizlice dinlediğin herkesten sakladığın bir rahatsızlık dert katan …

Franco Buskas, Akan güneş aksın otur büyük büyük gitme

Jerzy Kosinski geldi benimle ölüm beğendik pazardan bir kaçını giydik ben giydim üstüme biri olmadı çıkar o iyi ölüm değil bu daha iyi dedi başıma çömeldim adını geçirdim sordum konuşsam olay olur insan içinde dedim gemi seç beni güzel sevgilim ulan basıyor sinir kemiklerimi beni seç ruj dudakların sürer gibi …

Aras Keser, Amokachi İleride Hep Yalnızdı

anne, bana çay koyma. ben ruslarla birlikte sıcak denizlere iniyorum. ve indikçe patates soyuyorum, hani bir zamanlar eldiven diktiğin titrek ellerimle. ya, burada her şey bi katatonik… yıldızlar falan onun gözlerine düşüyor. bunlardan çok varmış anne, bizim balkondan on-on beş tanesi görünüyor balık kılçıkları babama sövdü dün gece. babam demişti …

Nurdal Durmuş, Mevlana ilim adamı değil, kapital bir marka artık!

Ne olursan ol gel demedi aslında “Her şeyden önce insan ol, öyle gel” dedi, ama anlayamadık. Öylece destursuz girdik dergaha. “Hamdım, piştim, yandım” dedi ‘kamışlıktan koparılmış ney’in hikayesini anlattı yine anlayamadık. Eline eteğine yapıştık, postuna dergahına yapıştık ama O, elimize ilim tutuşturdukça, biz paraları kapıştık. Mevlana diye ‘pideci, lahmacuncu, etli …

Elif Nuray, Beklenen

   I. beklemek tütünden beterdir bıraktım penceremin nûru ağaçları kestiler diye kar, diye boşluk, diye ağladım bu ıstırabın kulağına ezanı sen oku dilsizse de geçmişin dillerini ben bağladım affın büyüklüğünü geçince acze sapan bir yol var dünya safında durdukça, bildim düştüğün yerde çiçek yok sustuğun kadar yangın var II. ummak …