izdihamdergi Yazıları

Orhan Petek, Yutkundukça Büyüyen

 Seyreltilmiş bir hayatı uyuyorsun; delil gibi kultabağısındır hazzın koynunda istahımı kanırtan bu zalim günah dahil donup kalmışızdır –ben dahil ordayız halatozlu zincir bunağı, versin gitsin bir mola yakışmıyor ölene koyup gitmek kendini biraz aşkı kalmıştır o da düşer zamanla çapaklanmış bir bahar verir gibi kendiniYutmadım yutkundukça büyüyen bir ayrıntı Geçtim …

Arthur Rimbaud, Helecanlar

yazın mavi akşamlarıyla ineceğim patikalara buğdaylarla bezeli ufak otları çiğneyerek: ayaklarımda o tazelik, aklım bir karış havada bırak yıkasın çıplak başımı rüzgar diyerek konuşmayacağım, düşünmeyeceğim bir an bile: lakin tırmanacak içimde bitmek bilmez aşk ve ben uzağa, uzaklara gideceğim derbedercesine doğayla, ve mutlu, sanki bir kadınlaymışçasına     Arthur Rimbaud …

Edgar Allan Poe, Bir Düşün İçinde Bir Düş

Alnına konsun bu öpüş! Ve, şimdi senden ayrılırken, İtiraf edeyim ki- Günlerimi bir düş Sayarken yanılmıyorsun; Ama, umut gitmişse uzaklara Bir gece ya da bir gün Bir görüntüde ya da bir şeyde olmaksızın Fark eder mi bu yüzden? Bütün gördüğümüz ve göründüğümüz Yalnızca bir düş içinde bir düş. Kırılan dalgaların …

Dücane Cündioğlu, Daraltı

Kendiyle yüzleşmeyi kim göze alabilir?  Elbette sadece değişimi umabilen! Hiçbir şey değişmeyecekse kişi kendisiyle niçin yüzleşsin? Niçin yüzleşmenin o ağır yükünü taşısın? Gerçekliği belleğinde niçin saklasın? * * * “Sanki burnum değdi burnuna yokun / Kustum özağzımdan kafatasımı.” İnsanın kendiyle yüzleşmesini Necip Fazıl’ın bu mısralarından daha iyi ne anlatabilir, doğrusu …

A. Sait Aykut, Varlık, Benlik, Hatırlayış ve Unutuş Üzerine

Cehalet mutluluktur diyorsanız lütfen bu metni okumayın ve mutlu mutlu yaşamaya devam edin. -I- 1. Bu deneme, varlık, unutuş ve hatırlayış çevresinde kümelenen bazı kavramları önce açıklama sonra da İbn Arabî, Sühreverdî ve Heidegger üzerinden arama hedefini güder. Ancak amaç, birebir aynılıklar bulmak değil, daha çok, bağlam ve çağrışım açısından …

Taner Sarıtaş, Bir Kırgınlığın Şiiri Olsun İsterdim

Nerden bilebilirdik Galileo’nun şiirimize bir yerden dâhil olacağını Çatık kaşlarıyla bize bir şeyler anlatan bir dostun varlığını nerden Uzun bir yolu yürüdük onunla ve bunları hiç hesaba katmamıştık Çünkü kadim bir kavrayışla biliyorduk kalbin hesap kaldırmadığını Biliyorduk ve bazı şeyleri bilmesek de haberdardık bazı şeylerden Günler uzundu o zamanlar biz …

Efe Murat, Yeni Bir Koltuğun Döşemelerini Sökerim

yeni bir koltuğun döşemelerini sökerim karartmak için odayı; lambanın ağzının etrafında dolaştırdım parmağamı; suyunu çekti dil defalarca: geldiniz ama ben seni bekledim! kurulmuşluğum iyice dinlendirdi beni yalnız geldiniz ama ben sizi bekledim! ben, döşemenin üstündeki bir sökük gibi. koltuğumu kapının önüne sürdüğümde içindeki demir yay fırladı dışarı; ince bir sökük …

Ernest Hemingway, Yağmur Altındaki Kedi

Otelde kalan sadece iki Amerikalı vardı. Odalarına gelip giderken merdivenlerde karşılaştıkları insanların hiçbirini tanımıyorlardı. Odaları ikinci katta, denize bakıyordu. Aynı zamanda parkı ve savaş anıtını da görüyordu. Parkta büyük palmiyeler ve yeşil banklar vardı. Havanın güzel olduğu günlerde parkta daima bir elinde şövalesiyle bir ressam olurdu. Ressamlar palmiyelerin büyüme biçimlerinden …

Ingeborg Bachmann, Curriculum Vitae

uzundur gece, uzundur, ölemeyen adam için, uzun süre yalpa vurur çıplak bakışları sokak lambalarının altında, içkili soluğuyla körleşen gözleri ve tırnaklarının altındaki et kırıntılarının kokuları, uyuşturmaz her zaman, Tanrım, uzundur gece. beyazlaşmıyor saçlarım, çünkü ben, makinelerin rahminden çıktım sürünerek, çamkatranı pembe bir çizgi çekmiş alnıma ve saç örgüsüne, saçlarda karbeyazı …

Zeynep Arkan, Çok güzel ilerliyor

Çok güzel ilerliyordu kızın kitabı Okur oturur oturduğu yerde, kitap ilerler çünkü Bir fincanın altında, tercihen fincanın renginde Görünmek için bekliyor, keyif verici maddeler listesinde yeri olmalı, -yüzyılın şifresini kırıyor haz denen bu kelime- Yazarın raflardaki son kitabı ve kızın kucağında Birine ellerini uzatmak kadar bile Yorulmuyor kız, çünkü çok …

İlhan Berk, Üç Kez Seni Seviyorum Diye Uyandım

Üç kez seni seviyorum diye uyandım Tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim Bir bulut almış başını gidiyordu görüyordum Sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün Sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim Sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum Taflanım! diyordu bir ses duyuyordum Cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün Kalktım sonra bir aşağı …

Comte de Lautreamont, Maldoror’un Şarkıları

  Sizin az sonra dinleyeceğiniz soğuk ve ağırbaşlı şiiri, hiç heyecana kapılmadan, haykırarak okumayı düşünüyorum. Size gelince, içeriğine dikkat edin, ve karışık imgeleminizde, bir yüzkarası gibi, dayanılmaz bir izlenim bırakmasına karşı sakının kendinizi. Ölmek üzere olduğumu sanmayın sakın, çünkü iskeletleşmedim henüz, ve yaşlılık sıvanmadı alnıma. Can vermekte olan kuğu ile …

İzdiham’ın 31. sayısı çıktı

“İzdiham, 31. Sayısında kapağı okuyucuları istediği şekilde tamamlasınlar diye manşeti siz atın dedi.” İzdiham Dergisi’nin 31 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle …