Atakan Yavuz Sorularımızı Yanıtladı

 

Atakan Yavuz; Amasyalı. İlk ve ortaokulu Amasya’da, lise eğitimini Ankara’da tamamladı. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. Gerçek Hayat dergisinde portre yazıları ve denemeler kaleme aldı, tercümeler yaptı. Dergâh, İzdiham, Nihayet, Hece, Varlık, Barbar, Karagöz gibi dergilerde şiir, deneme, eleştiri ve şiir üzerine yazıları yayımlandı. Kunduz Dersleri” ve Bakış Talimi adında iki şiir, Hata Günlüğü ve İyiler Asla Özür Dilemez adında iki deneme ve Dünyanın Rengi adında bir anlatı kitabı yayımlanan yazarın ayrıca Cenap Şehabettin’in hayatını anlatan bir biyografi kitabı mevcuttur. İstanbul’da yaşıyor.

 

Bize dışarıdan nasıl göründüğünüzü anlatır mısınız, insanlar sizi nasıl biri olarak tanıyor?

Sessizin payına” daha çok inanan birisi olduğumu söylerler, sanırım.


Hayatınızda ne oldu da yazar olmalıyım dediniz?

Okumayı o kadar çok sevdim ki, üniversitedeyken ancak düzenli olarak yazarsam düzenli okumaya mecbur kalırım, sergiler veya filmlerle bağım devam eder diye düşündüm. Bizde okumak kariyerle alakalı görülür ve bir meslek sahibi olunca okurluğun bitmesi gerektiği düşüncesi hâkimdir. Hayata atılmakla okurluğun bitmesi gerekirmiş gibi sanki. Öğrenciyken sanki hayatın dışındaymışız gibi. Oysa hayat öğrencilikten ayrılmakla başlamaz, biter. Okulu bitirip her şeyi bildiğini düşünenlerin kibrini, sürekli öğrenci kalarak tevazuda ısrar edenler dengeler biraz. Her şeyi bildiğini zannederek mezun olduktan sonra kitapla bağını kesenlerin tahrip ettiği dünyayı öğrenci kalarak bilmediklerini ima edenler biraz serinletse fena olmaz mı?

Bir metni yazmaya başlarken olmazsa olmazlarınız nelerdir?

O kadar stil sahibi değilim açıkçası. Bir bilgisayar yeterli.

Şiirlerinizin nasıl ortaya çıktığını anlatabilir misiniz?

Bir dize, ki bu ya ilk ya da son dize olur, gelince devamı da geliyor. İlk dize nasip; ya gelir ya gelmez. Gerisi yoğunlaşma ve çalışma işi.

Eserlerinizden birinin hikâyesini dinlemek isteriz?

İlk şiir kitabım Kunduz Dersleri çıktığında Londra’daydım. Kitabı buğusu tüterken elime alamadım. Türkiye’ye döndüğümde evden yayınevine giden yol, daha önce defalarca geçtiğim halde dünyanın en güzel yoluydu benim için.  

Şiiriniz bittiğinde ilk kime okutuyorsunuz?

Arkadaşlarıma.

Edebiyatla yolunuz kesişmeseydi şu anda ne ile meşgul olurdunuz?

Serbest Radikal.

Yazarken size kılavuzluk eden şey hayat mı, okuduklarınız mı?

İki şey: Üstümdeki ahlak yasası ve içimdeki yaldızlı gök.

Sizi okumaya hangi metninizden başlamalıyız?

Okurun işine karışmak istemem.

Şiir nereden geldi, nereye gidiyor?

Şiirin tarihi ilk insan çığlığı kadar eski. Nereye gittiğini ise şiirin sıradanlığa, aşksızlığa ve bezginliğe karşı direnme cüreti, hadsizliği ve coşkusu belirleyecek. Şiirin bizde korumaya çalıştığı, insan olma cüreti, hadsizliği ve coşkusudur zira. Okudukça bizi sarhoş eden değil rahatsız eden şiirden bahsediyorum elbet.

Sizi hayal kırıklığına uğratan yazar kim?

Neil Gaiman.

En son yarım bıraktığınız kitap?

Neil Gaiman, Amerikan Tanrıları.

Gece insanı mısınız, gündüz insanı mı?

İkindi, arada olanı yani.

Kalem mi, klavye mi?

Klavye.

Geçmiş mi, gelecek mi?

Şimdi.

Yazarlık mı, okurluk mu?

Okurluk.

Pop mu, rock mı?

Ali Ekber Çiçek.

Fantastik mi, romantik mi?

Fantastik. (H. G. Wells’in Duvardaki Kapısından girip de çıkmak ne mümkün.)

Netflix mi, YouTube mu?

Spotify. (Özellikle gelirlerinin önemli bir kısmını sanatçılara ödedikleri için.)

Zeynep Kahraman Füzün

İZDİHAM

  İzdiham Dergisi 36. Sayı   Ağustos-Eylül 2018   İzdiham 36. Sayısını söyleyemediklerini sessizliğe emanet edenlere ithaf ediyor.  Siz de okurken bu dünyanın gürültüsünden uzaklaşacaksınız.  Bu sayının sürprizi Sadri Alışık’ın hiç bilinmeyen ve yarıda kalmış filmi olan Ayyaş’ın hikayesi ve hiçbir yerde yayınlanmayan fotoğrafları.  İzdiham, büyük keyif alacağınız bir sayı ile karşınızda.   Dergiye buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın