Atakan Yavuz, Azer Bülbül Teoremi

Delilik geri dönecek.

A. C. R.

Delilik geri dönecek. Pastörize isyanları, yakmayan aşkları, gürültüsüz şiirleri, soğukkanlı yorumları kımıldatacak. Plastik çiçekleri utandıracak.

Mecnun olmayanların imanından şüphe edilecek. Yani kendi sınırlarını zorlamayanların, rutine teslim olanların, büyük ve güzel şeyleri özlemeyenlerin, yağmurda şemsiye kullananların, hak ettiği asaleti talep etmeyenlerin, gece yürüyüşlerine çıkmayanların…

Delilik geri dönecek ve sadece hayallerinden vazgeçenlerin yaşlanmasına izin verilecek.

Seyahat planları ikinci bir emre kadar ertelenecek. Seyahat planı değil seyahat yapılacak. Bu prensip Termodinamiğin İkinci Yasasıyla desteklenecek. (Bu konuda çenebaz sosyal bilimcilere itibar edilmeyecek.) Entropi (minimum enerji-maksimum düzensizlik) yerine seyahat kelimesi koymak yasayı da bedeni de daha anlaşılır kılacak. İnsan, ideal dengesine seyahatle ulaşacak.  Kapalı sistemlerin azalmayan entropisi kalbi dar olanlara anlatılacak. Sürekli çalışan bedenlerin ikinci yasası imkânsızdır, denilecek; yaşaması da.

Delilik geri dönecek ve vasatlıktan sıkılma hakkı, aylaklık hakkı, susma hakkı her insana yeniden tanınacak. Bunların medeniyetin temel ve kurucu unsurları olduğu sürekli hatırlatılacak.

Delilik geri dönecek ve delisi olmayan mahalleye devlet desteği kesilecek. Âkil olanların tedavisi için gerekli çalışmalar başlatılacak.

Yalnızlığa daha sıkı çalışılacak. Gazali’ye ve Emily Dickinson’a. Yalnızlık insanlardan kaçma (misentropi) değil insanın kendini tanıma, bilme, sınırlarını –daha sonra aşmak üzere- ölçme fırsatı olarak değerlendirilecek. İnzivadan azalmış bir insan olarak değil daha kalabalık, daha esmer ve daha sevecen olarak geri dönmek koşuluyla… yalnızlığa daha sıkı çalışılacak.

Hayreti olmayanlara bakış da verilmeyecek inanç da. Dünyaya ilk bakışın tazeliği her daim muhafaza edilecek. Hatta sanatın, şiirin yegane varlık sebebinin bu olduğu sürekli hatırda tutulacak. Bu açıdan şiirin sadece artistlik bir kalkışmaya değil alternatif tıbba da dahil olduğu ileri sürülecek. İyi olan her şey ileri sürülecek. Şiirin kanı sulandırdığı, saç diplerini beslediği, kolesterole, tansiyona ve hassaten kalbe iyi geldiği şiirden kopan orta yaş ve üstüne anlatılacak. Bu sahip olduğunuz şeyler için, denilecek onlara, uzlaşmaya değer miydi hayatla.

Asıl güzellik dergilerinin edebiyat dergileri olduğu, cafcaflı kadın-erkek dergilerinin bizleri daha çirkin göstermek için yayınlandığı söylenecek. Sırf bunun için belki de delilik geri dönecek.

Hayalleri olmayana güzel, zarif, yakışıklı gibi iltifatlar edilmeyecek.

Geri dönecek ve hatta tiradlar söyleyerek hafif ayaklarla gelecek: “ Yukarıda tutun parlak kılıçlarınızı, çünkü çiğ onları paslandıracak.”

Delilik geri dönecek ve sokaklar, boş arsalar otomobillerden alınıp asıl sahiplerine geri verilecek; çocuklara ve serçelere. İkisi de aynı şey, diyenlere ferasetleri için teşekkür edilecek.  Sokaklarında çocukların serazat koşup oynayamadığı bir medeniyetin insana dair iyi ve güzel hiçbir şey üretemeyeceği sabırla ısrarla anlatılacak. Etimolojik kökeni tartışmalı olan çocuk kelimesinin çiçekten geldiğine yönelik propaganda çalışmaları yapılacak.

Keza özgürlük için de istediğini yapma değil istemediğini yapmama şeklinde bir tanım önerilecek. Özgürlüğün her istediğini yapabilme şeklindeki anlamının köleliğe teşvik amacıyla tedavüle çıkarıldığı iddia edilecek. Bilgi’nin muktedir olmak için değil özgürleşmek için var olduğu konusu da vurgulanacak. Var olan sözlüklere var olan anlamlara itibar edilmeyecek.

Zırhların kullanımına sadece savaş halinde izin verilecek. Yaşayınca bir savaşçı gibi yaşanılacak.

Klişelerden, sendeletmeyen metinlerden, sersemletmeyen filmlerden, kapalı alanlardan, asansörlerden, düz çizgi çalışmalarından uzak durulacak.

Ejderhalar ve gökdelenler ve bilumum korkunç canavarlar geldikleri masallara geri dönecek. Yine de çağdaş atlaslarda onlara –ejderha, canavarlara ve gökdelenlere- yer verilecek. Buna benzer uzak durulması gereken yerler kabartmalı olarak belirtilecek.

Delilik geri dönecek. Termodinamiğin İkinci Yasası, söz sahibi ahşap, transandantal özne, uskumru çevikliği, damardan gerçekçiler, lirik nehirler, patetik ovalar, kaburgalarımızın arasına çaresizce sıkışmış serçeler ve dahi Azer Bülbül geri dönecek; mahcup ve isyankâr.

 

Atakan Yavuz

İZDİHAM

 

İzdiham 28 Çıktı. İzdiham 28. Sayısında da yine herkesten farklı, her şeyden özgün, her şeyden daha şiir. 28. Sayı ile İzdiham yepyeni bir yolculuğa daha başladı.  Mustafa Kutlu, Gökhan Özcan, Bülent Parlak, Ali Ayçil, Bekir Şamil Potur, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Onur Bayrak, Eda Tezcan, Seda Nur Bilici, Zeliha Yurdaer, Hakkı Özdemir, Feyza Özcan, İbrahim Varelci, Mustafa Toprak, Muhammed Palewi, Özer Turan, Alper Çeker, Yunus Meşe, Emine Şimşek, Ferhat Toka, Bilge Çiğe, Mücahit Gündoğdu, Sema Evin, Meltem Gülname Kaynar,  Hatice Çay ve Yağız Gönüler hepimiz ölecek yaştayız demeye devam ediyor. İzdiham 28. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Yorumlar!

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: