Arzu Özdemir, Üç Küçürek Öykü

TANIK

Her sabah onu istasyonda görüyordum
Önceleri bir yerlere gittiğini sandım.
Daha sonra anladım ki trenlerin geliş gidişlerini izleyip sadece bekliyor.
Bir gün dayanamayıp yanına gittim ve ne beklediğini sordum.
Cevap vermeden kalktı, yolcuların olduğu yere yürüdü.
Madeni ses duyulunca bana döndü yüzünü.
Bir şahit, deyip bedenini raylara bıraktı

 

 

SANIK

-Maktul en son sizinle konuşmuş. Sizinle konuştuktn sonra canına kıymış.
Dolayısıyla iddia ettiğiniz gibi tanık değil, sanıksınız. Tekrar soruyorum: Ona ne dediniz?
-Ne bekliyorsun, dedim.
-Neden bekliyorsun anlamında mı, kimi bekliyorsun anlamında mı?
-Dirini değil ölünü fark edecek insanlar yüzünden hayattan vazgeçme, anlamında.

 

 

YARGIÇ

Boyuna bekliyordum nezarethanede.
Sürekli o uğursuz cümleyi kurduğum anı düşünerek.
Nasıl oldu anlamadan birden gardiyana seslenmiş bulundum: Hey, baksana! Ne bekliyorum ben?
Gardiyan acıyarak yanıma yaklaştı ve şunları dedi:
Lehinize savunma yapacak bir şahit…

 

 

Muhayyel Dergisi 1.Sayı
İZDİHAM

  İzdiham Dergisi, 34. Sayısında birbirinden nitelikli yazılar, Türk edebiyatında ilk kez yayınlanan belgeler; sinemada ilk kez gösterilen senaryolarla okuyucularına merhaba diyor. Siz de eğer İzdiham okurken dergiden yankılanan müziği duymak isterseniz İzdiham’ı kaçırmayın. Üstelik grafiker her şeyi anlatmışken. İzdiham 34. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.  

Bir Cevap Yazın