Anneme Benzeyen Kadınlar çıktı

Edebiyatımız; Türkçe şiirin varlığının-yokluğunun, ilerlediğinin-gerilediğinin tartışmalarına aldırmadan şiir dili özelliğini yeni şiir kitaplarıyla sürdürüyor. Şiirin doğasını koruyan, derinliğine halel getirmeyen ve şiiri bir retorik, paradoksal ifadelerle göz kamaştırma, ya da okuyucuya rüşvet-i kelam olma düzeyine düşürmeden; sözün, imgelemin ve düşünsel yetkinliğin mevcudiyetine tanıklık eden kitaplar yayımlanıyor.

Her ne kadar agorada yer bulmasa da, billboardlarda çıkmasa da, meydanlarda seslenmese de, dergi sayfalarında tavlanan ve şiire saygısını hâlâ sürdürmekte olan yayınevlerince yayımlanan her yaştan genç şiir kitaplaşarak varlık evinde kendine yer ediniyor. Bunlardan biri de, şiirlerini özellikle birnokta dergisinden tanıdığımız Mahmut Feyzi’nin ilk kitabı Anneme Benzeyen Kadınlar. Mürsel Sönmez, arka kapak yazısında şunları söylüyor: “Her şeyin pazara çıkarıldığı, her anlamda çölleşmenin yaşandığı bir zamanda şiirin nabzının hâlâ attığına dair kuvvetli bir yanıt, ney sesinin lire göz kırpması: Mahmut Feyzi’nin şiirleri.” 
Mahmut Feyzi’nin şiirleri, Türkçenin az sayıda seçkin okuyucusu ile buluşuyor. Ressam ve şair Bünyamin K.’nın özgün çizimleriyle ve titiz bir baskıyla okuyucuya ulaşan Anneme Benzeyen Kadınlar, benzer nitelikteki diğer kitaplar gibi, şiirin yaşadığına kanıt ve geleceğe umut olma niteliği taşıyor.     
Bir “ilk kitap”tan beklenebilecek aceleye getirilmişliklerin bulunmadığı şiirler, tematik çerçevesine rağmen onu aşıyor; sağlam dize yapısı, ritim ve ses varlığı ile kendisini gösteriyor. Başını alıp giden ve okur alkışına yüz vermeme tokluğuna sahip olan bu şiirler “şair istiğnası”na da bir örnek teşkil ediyor. Genç bir şair için zor denebilecek bu durum, Mahmut Feyzi şiirlerinin soylu şiire saygı göstermesi olarak da algılanabilir. Kısacası; her şeyin yittiği bir zamanda, geleceğe atılan bir mektup, Anneme Benzeyen Kadınlar.
Umut Onaran değerlendirdi
İZDİHAM

 

      İzdiham Dergisi 32. Sayısında birbirinden güzel yazılar, şiirler, çıldırmalar, öyküler ve denemelerle okuyucusuyla buluşuyor. Kapakta viyolonsel çalan Vedran Smailovic.  Bosna yerle bir edilirken her enkaza smokinini giyerek ağıt yakan Vedran’ın iç burkan hikayesini okuyacaksınız. Arka kapakta ise saçlarını üfleyince tarak uzattığımız Naim Süleymanoğlu. İzdiham, unutulmaz bir sayı daha sunuyor. İzdiham Dergisi 32. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın