Ali Şeriati, Garip Yolcu

yolcunun ayak izi bellidir

-kimdir bu yolunu yitiren, bu bilinmeyen yol-

ne kat ediyor?

bu yolculukta, bu yolda ne arıyor o?

bu çölden arzu kentine bir yol var mı?

-sevginin ak kucağında

tanrısının seher yağmuruyla el yüz yıkayan kente

şu andan itibaren ezelin

aşk mehtabının eteğinde

rahat uyuyan şehre

alemin efsanesinin güzel kötü bir şehrine

hayal parmağı onun güzel çehresinden sildiği

nerede? ey yolunu yitiren yolcu

-gel dön

bu çölde kimseye aşina değil bir şey ölümden başka,

harmandan başka

gel, dön artık, ey yol garibi!

görmüyor musun orada

-kuru tek ağacın sığınağında

zırh garip kalmış, sessiz yolcu öldü

ve soğuk gözlerinde

-müphem ve hayran bakışında

binlerce umut goncası saçıldı.

Görmüyor musun hasretten

“Behrami avının kemendi atıldı”

ve ecelin elindeki bir elle

-şu kuru tek ağaçta

bu yolu kat eden herkesin yazgı sözü kazındı:

“ben kat ettim bu çölü, ne Behram, ne Güreş.”

Nerede ey yolunu yitiren yolcu

Ali Şeriati

İZDİHAM

  İzdiham Dergisi, 34. Sayısında birbirinden nitelikli yazılar, Türk edebiyatında ilk kez yayınlanan belgeler; sinemada ilk kez gösterilen senaryolarla okuyucularına merhaba diyor. Siz de eğer İzdiham okurken dergiden yankılanan müziği duymak isterseniz İzdiham’ı kaçırmayın. Üstelik grafiker her şeyi anlatmışken. İzdiham 34. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.  

Bir Cevap Yazın