Ali Genç, 15 Temmuz / 15 Ders

1.DERS:

Bizim çocuklar kazandı. Çok yıldızlı bayraklara secde edenler, küresel zorbalara büyük bir huşuyla itaat edenler değil, ezanlara, salalara hürmet edenler kazandı.

Bu toprakların körpe beyinlerini kendi halkına kurşun sıkan bir canavara dönüştüren azgın terör şebekesi değil, on altı yaşındaki oğluyla kol kola ölüme giden yiğitler, iki ay sonra doğacak çocuğunu geride kalan vatan evlatlarına emanet ederek şehadete koşan gül yüzlü şehitler kazandı.

Bu toprakların asil evlatlarının gülümsemesine düşman olanlar kaybettiler. Ve daha çok kaybedecekler.

 

2.DERS:

Milletimiz tüm unsurlarıyla, darbenin ilk saatlerinden itibaren millet olabilmenin ne demek olduğunu canıyla, kanıyla, imanıyla, irfanıyla tarih önünde ispatlamış; ortak bir vatan bilincinin ortak bir siyasi görüşe bağlı olmadığının altını en kalın çizgilerle bir kez daha çizmiştir.

Fikir ayrılıkları, mezhep- meşrep aidiyetleri, parti kimlikleri, üye kartları; Türkiye’nin bekasından, sevincimizin ve hüznümüzün gözyaşlarıyla suladığımız ortak vatandan daha kıymetli değildir.

Bu asil duruş, bu soylu direniş topyekün bir milletindir. Grupsal aidiyetlerini paranteze almayıp bu direnişe kendi tabelasını asmaya çalışan parti, cemaat, stk, grup, klik, oluşum kim varsa, birinci dersten ikmale kalmıştır.

 

3.DERS: İnsaftan uzaklaşan, insandan da uzaklaşır. İnsanı insaftan ayıran her yapı, her oluşum bir terör örgütüdür. İnsanlığın hudutlarını aşarak Allah’ın hudutları içinde kalmak mümkün değildir.

 

4.DERS:

Devlet, ele geçirilecek bir aygıt, oturulacak bir post değildir. Böyle bir düşünceyi aklının köşesinden geçiren her yapı, eline şimdilik fırsat geçmemiş bir cuntacıdır.

Devletin direksiyonuna meşru yollardan talip olanların adalet, liyakat ve vatanperverlikten başka azığı olamaz.

 

5.DERS:

Kılık kıyafetini, yaşam tarzını, oy verdiği partiyi, dinlediği müziği, yazdığı şiiri beğenmeyip aşağıladığınız bir topluluk, bir hatasını görüp bin sevabını unuttuğunuz bir insan, bir gün duruşuyla sizin yaşam tarzınızı da korumak adına öyle bir şiir yazar ki, ömrünüz o şiire nazire aramakla geçer.

 

6.DERS:

Bu ülkede on yıllardır yazdıkları şiirler, yaptıkları müzikler ve çektikleri filmlerle darbelerin rantını yiyen ve bugün hala; mayısı marttan, eylülü şubattan, nisanı temmuzdan ayırarak cümle kurmanın formülünü arayan  yığınların bundan sonra tarih ve millet önünde kuracakları her cümle sinek vızıltısıdır.

 

7.DERS

Tazecik bedenler hayatının baharında toprağı üstlerine yorgan yaparken;  halkının yanında olmayan edebiyatın, insanının yüreğinde atmayan sanatın çöpten gayrı değeri yoktur. Başka diyarların ninnileriyle uykuya dalanlar büyük Türkiye rüyası göremez.

 

8.DERS:

Kendilerine emanet edilen gençlere ulusal bir kültür, evrensel bir ufuk, modern bir bakış, derin bir tarih ,olgun bir siyasi bilinç ve saygı üzerine kurulu birlikte yaşama kültürü kazandırması gereken üniversiteler; milli kaynaklarından beslendikleri topraklardaki bir hukuksuzluğa karşı kem küm etmeden üç cümle kurabilmek için üç gün bekliyorsa; kitabı, defteri, kalemi, bilgisayarı bırakıp oyun hamuruyla meşgul olmalıdır.

 

9.DERS:

Arzuladığı halkı bulamadığında gerçeğinden nefret eden her zihin, darbeciliğin her dönem hayat bulabileceği hastalıklı bir topraktır. Aynı pencereden bakmadıkları insanları, beğenmedikleri toplumsal yapıları topla, tüfekle, kumpasla alaşağı etmek isteyen her grup ; toptan, tüfekten ve kumpastan bir inanç vücuda getirmiştir. Onurlu bir toplum, onursuz yöntemlerle inşa edilemez.

 

10.DERS:

Hainin ilk kurbanı kendisidir. İçindeki insana sırt dönmeden, birini sırtından vurmak mümkün değildir. Devletin mührünü çetecilerin, darbecilerin, önderlerinin, abilerinin, şeyhlerinin mürekkebine batıran hiçbir makam sahibi makamında kaim değildir.

 

11.DERS:

Milletimizin ortak serüvenine katkıda bulunmayı vazife edinen her birey, elinin yettiğince dilinin döndüğünce örgütlü kötülükle mücadele etmelidir.

Kötüler; dili, dini, inancı, mezhebi, meşrebi, dünya görüşü bizden farklı olanlar değil; aklımıza, aslımıza, neslimize, binlerce yıldır koruyup kolladığımız değerlerimize planlı bir şekilde kastedenlerdir.

 

12.DERS:

Bu kadim toprakların aydınlık yüzünü hüzüne; baharını hazana çevirmek için, daha çember çevirme yaşındayken robotlaştırılarak azılı bir canavara dönüştürülen bedenlere iliştirilen silahlar, yerin dibine giresi yapılarıyla beraber bir daha çıkmayacak şekilde gömüldüğünde, hazır çukur eşilmişken o silahlarla beraber üstüne toprak atılacak kalemler, klavyeler, paçavralar, postlar, koltuklar ve kartvizitler cirit atıyor dört bir yanda…

Şarjdan veya fişten önce tasmalarını takarak oturuyorlar bilgisayarlarının, telefonlarının, masalarının başına… Tanımak için fotoğraflarına bakmanıza gerek yok. Bu halkın gülümsemesine düşman, gözyaşına dost olan kim varsa onlardır.

 

13.DERS:

Bataklığı kurutmak için sineklerle hesaplaşmak yetmez. Sınav sorusu çalan bir meczuptan mehdi(!) üreten kafa yapısıyla ve sürü şuursuzluğuyla toptan hesaplaşmak gerekir. Çocuklarımıza iradelerini ve idarelerini kimseye teslim etmemeyi, kendi  hayatlarının sınırlarına ve amaçlarına sahip çıkmayı; para için, güç için, makam için alçalmamayı öğretmeliyiz.

 

14.DERS:

Dünyayı sekiz milyar, Türkiye’yi seksen milyon nüfusla paylaşıyoruz. Bizden başkasına cehennem kılarak bir cennet kuramayız.

Dil araçtır, din araçtır, bilim araçtır; sanat, felsefe, edebiyat araçtır. Aslolan; bu meşakkatli yolculuğu, kimseye hor bakmadan, kimseyi ateşe atmadan, kimsenin burnunu kanatmadan tamamlamaktır.

 

15.DERS:

“TÜRKİYE, Türkiye’den büyüktür.”

 

 

 

Ali Genç

İZDİHAM

 

 

 

 

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın