Ali Dağ, Viski ve Ölüm

 

Yakut Dağ Anısına
Bir şair ölümden bahsediyordu, bir şair ise yazdığı yaşamın tadından. 
Ölümün kolları aslında imamın seni yıkadığı anda kucaklar. Kırık aynaların birden fazla seni göstermesi gibidir belki de ölüm anı!
Akşam saatleri yirmiyi gösterirken çıkmıştı Ali sokağa, aklında pek bir şey yoktu. Tek isteği belki de uyumaktı. Onu çaresizliğinin getirdiği o kalp çarpıntısı ve tedirginlik parmak arası terliklerini giyip sokağa çıkartmıştı. Neyi nasıl yapacağına karar verirken ki ürkekliği tetikliyordu bu durumu. Hayatının birkaç arkadaşıyla power rangers oynaması kadar güzel olmadığını düşündüğü yaşlarda, Afyon’da öğrenci olmuştu. Mezarcı mı olacaktı yoksa götünü sıkıp ders çalışarak mimar mı? Hayata düşünceleri ile erken atılmıştı. Sevdiği kız için yerleştiği Afyon şimdi askerliği patlamış şekilde uyandırmıştı. Kafasında ki binlerce sorundan bir kaçıydı bu yaşadıkları.
Sahil de yürürken birden elektrikler kesildi. Ne yapacağını şaşırmışken tebessüm etmesini sağlayan olay geldi aklına. Acaba trafo da hangi kedi çetesi iş görüyordu bu gece dedi ve gülümsedi. Mudanya biraz serin olur diye giydiği o kapşonlu hırkası iyice terletmişti. Sanırım bu defa sahilde yürürken hırka giymek onun fıtratına girmişti. 
Saatlerce düşündükten sonra hayatında ilk defa alkol almayı göze de aldı. İlk bayiye girdi ve 
-Viski dedi. Saate baktı tam tamına saat 22:00’dı ve adama yine ürkek baktı.
-Kaçlık dedi iş yeri sahibinin 32 erkek yeğeninden birisi. (31 yeğeni orada değildi)
-En küçüğünden istiyorum.
-20 lik var o halde.
-Tamam ne kadar? Yanına ne gider?
-Bir şişe soda koyuyorum toplam 33 TL
Viskiyi aldı ve tarifini bile sormadan, midye kabuklarının cam gibi kestiği sahilin taşlarına dikkatli şekilde basarak denize sıfır konuma getirdi kendini. İlk defa alkol alacak ve deniz kenarında yalnız oturacaktı. Çünkü sevgilisi onu terk etmişti.
Bir viskiden yudumladı. Sanki tüm şişeyi az sonra gelecek olan balıkçıya kaptıracakmış gibi yaptı. Midesi yanmış ve kusacak gibi olmuştu. Annesinin yaptığı türlüyü yedikten sonra viski biraz mide bulandırıcı gelmişti. Sodadan yudum alınca biraz midesini unutmuş, dilini hafif yakan sodanın tadına varmıştı. Bir yudum daha almak için şişeyi ağzına kaldırdığında soda yerine yine viski içtiğini fark etti. Bir yudumda şişenin dibini görene kadar içip kustu. Nihayetinde alkolden nefret ettiğini düşündü. Çok kısa bir süre sonra, kalbi sancı yapmaya başlamıştı ve parmak arası terliklerini giyip sonsuz siyaha giderken dönüp arkasına baktığında sadece kendini görüp el salladı.
Ali Dağ
İZDİHAM

 

izdiham 38. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.


İzdiham’ın 38. Sayısı çıktı. Birbirinden genç ve usta kalemlerin yer aldığı bu sayıda Yıldız Tilbe’nin edebiyattan ve şiirden de bahsettiği röportajını okuyabilirsiniz.

 
Mustafa Kutlu, Gökhan Özcan, Bülent Parlak, Atakan Yavuz, Turan Karataş, Mehmet Narlı, Yasin Kara, Hakan Göksel, Seda Nur Bilici, Enes Aras, Burak Süme, Erhan Tuncer, Dilek Kartal,  İbrahim Varelci, Melda Zirek, Meltem Gülname Kaynar, Tuğçe Kaplan Şahin, Faruk Sarıkavak, Ecem Aktaş, Yunus Meşe ve daha birçok yazarın şiirlerine, denemelerine, hikayelerine ve incelemelerine rastlayacaksınız. Büyük keyif alarak okuyacağınız bu sayının kapağında müzik de var.
izdiham dergisinin 38. Sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın