Ahmet Haşim, Gelmeden Evvel

kalbim
benim bir ormandı,
isimsiz, asude,
bir büyük orman;
ve gölgelerinde revan
olan hafi suların aks-i şevk-i müttaridi
dağıtırken sükutu bihude,
düşünürdüm ki, hangi gün, ne zaman,
ne zaman
girecektin o kalb-i mes’ude?
etmeden zehr-bad-ı fasl-ı elem
reng-i eşcar ü abı fersude,
dolacak mıydı seslerin, bilmem
o tehi saye zar-ı mesdude?
sanki hicrana bir teselliydi
şeceristan-ı kalb içinde revan
olan hafi suların musiki-i nevmidi.

geldin

bir gün
akşamın ölgün
duran o namütenahi ziya denizlerine
gark olan eşcar,
gark olan ovalar
oluyorken sükut ü hüzne makar
geldin alam-ı kalbi teskine
ey şebabın hayal-ı cavidi,
o melul akşamın havası kadar
gelişin bir sükun-ı saridi…

birlikte
bütün bizimçündür
nukuş-ı encüm-i vahdetle işlenen bir tül
gibi üstünde titreyen bu sema;
gecenin dallarında şimdi açan
bu kamer,
bu altın gül…
bütün bizimçündür
ne varsa aşk ile bidar-ı ra’şe, ya naim,
ne varsa aid olan leyl-i hande-me’nusa,
sana aid lebimdeki buse,
lebinin surh-ı bizevali benim.

 

 

 

Ahmet Haşim

İZDİHAM

 

 

 

 

“İzdiham, 31. Sayısında kapağı okuyucuları istediği şekilde tamamlasınlar diye manşeti siz atın dedi.” İzdiham Dergisi’nin 31 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye.
İzdiham dergisinin 31. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın