Ahmet Haşim, Gelmeden Evvel

kalbim
benim bir ormandı,
isimsiz, asude,
bir büyük orman;
ve gölgelerinde revan
olan hafi suların aks-i şevk-i müttaridi
dağıtırken sükutu bihude,
düşünürdüm ki, hangi gün, ne zaman,
ne zaman
girecektin o kalb-i mes’ude?
etmeden zehr-bad-ı fasl-ı elem
reng-i eşcar ü abı fersude,
dolacak mıydı seslerin, bilmem
o tehi saye zar-ı mesdude?
sanki hicrana bir teselliydi
şeceristan-ı kalb içinde revan
olan hafi suların musiki-i nevmidi.

geldin

bir gün
akşamın ölgün
duran o namütenahi ziya denizlerine
gark olan eşcar,
gark olan ovalar
oluyorken sükut ü hüzne makar
geldin alam-ı kalbi teskine
ey şebabın hayal-ı cavidi,
o melul akşamın havası kadar
gelişin bir sükun-ı saridi…

birlikte
bütün bizimçündür
nukuş-ı encüm-i vahdetle işlenen bir tül
gibi üstünde titreyen bu sema;
gecenin dallarında şimdi açan
bu kamer,
bu altın gül…
bütün bizimçündür
ne varsa aşk ile bidar-ı ra’şe, ya naim,
ne varsa aid olan leyl-i hande-me’nusa,
sana aid lebimdeki buse,
lebinin surh-ı bizevali benim.

Ahmet Haşim

İZDİHAM

  İzdiham Dergisi 36. Sayı   Ağustos-Eylül 2018   İzdiham 36. Sayısını söyleyemediklerini sessizliğe emanet edenlere ithaf ediyor.  Siz de okurken bu dünyanın gürültüsünden uzaklaşacaksınız.  Bu sayının sürprizi Sadri Alışık’ın hiç bilinmeyen ve yarıda kalmış filmi olan Ayyaş’ın hikayesi ve hiçbir yerde yayınlanmayan fotoğrafları.  İzdiham, büyük keyif alacağınız bir sayı ile karşınızda.   Dergiye buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın