Ahmet Hamit Yıldız, Mut

güldükçe aydınlığa çıkamıyoruz gibi bir his var içimde
yürüyorum bir tane yüz göremiyorum su gibi
müstehcen, ponponlu, umarsız kadınlar
kılıcı kalkık adamlar, yeniyetmeler, şişkin terbezleri
hayvansılıkları çarpıyor etyemez kalbime
karanlık salgılıyor gibi sirkeli gülüşler

“mutlu olmak korkunç bir şeydir”

köpekler yalaşıyor yerde yatanların kanını!
aç kapılardan içeri giriyor Zulüm
vuruyorlar zaten dağlar beyaz otlar yeşil
vuruyorlar gök mavi Afrikalar sessiz
acı ki gerçeği ışıtandır böyle buyurur yaşam
güldükçe aydınlığa çıkamıyoruz gibi bir his var içimde


“mutlu olmak korkunç bir şeydir”


vurgun yemiş gibi bulanık denizlerde bakışlar
içlerine kök salmış ışımaz gölge
ey ölgün tinler yurdu
ey sessiz işgali vurdumduymazlar ülkesinin
sınırdaş acılar sağırlık duvarlara kelebek
ey acıya bağışık kuşkonmaz yürek

“mutlu olmak korkunç bir şeydir”

 

 

Ahmet Hamit Yıldız

İZDİHAM

 

“Biz yazılıya çalışmıştık, hayat bizi sözlü yaptı.” İzdiham Dergisi’nin 30 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye. İzdiham Dergisi'nin 30. Sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın