Ahmet Hamit Yıldız, Mut

güldükçe aydınlığa çıkamıyoruz gibi bir his var içimde
yürüyorum bir tane yüz göremiyorum su gibi
müstehcen, ponponlu, umarsız kadınlar
kılıcı kalkık adamlar, yeniyetmeler, şişkin terbezleri
hayvansılıkları çarpıyor etyemez kalbime
karanlık salgılıyor gibi sirkeli gülüşler

“mutlu olmak korkunç bir şeydir”

köpekler yalaşıyor yerde yatanların kanını!
aç kapılardan içeri giriyor Zulüm
vuruyorlar zaten dağlar beyaz otlar yeşil
vuruyorlar gök mavi Afrikalar sessiz
acı ki gerçeği ışıtandır böyle buyurur yaşam
güldükçe aydınlığa çıkamıyoruz gibi bir his var içimde


“mutlu olmak korkunç bir şeydir”


vurgun yemiş gibi bulanık denizlerde bakışlar
içlerine kök salmış ışımaz gölge
ey ölgün tinler yurdu
ey sessiz işgali vurdumduymazlar ülkesinin
sınırdaş acılar sağırlık duvarlara kelebek
ey acıya bağışık kuşkonmaz yürek

“mutlu olmak korkunç bir şeydir”

 

 

Ahmet Hamit Yıldız

İZDİHAM

 

38. Sayısı çıkması gerekirken 2011 yılında maddi imkânsızlıklardan dolayı çıkaramadıkları 11. sayıyı çıkaran İzdiham’ın bu sayısı da dolu, genç, heyecanlı, edebi ve şaşırtıcı sayfalarla dolu. İzdiham’ın bu sayısında herkes kendi türküsünü bu sayıda seçecek. Ya Leyla duyacak türküyü ya söyleyenler türkünün içine düşecek. Derginin 11. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın