Ahmet Hamit Yıldız, Mut

güldükçe aydınlığa çıkamıyoruz gibi bir his var içimde
yürüyorum bir tane yüz göremiyorum su gibi
müstehcen, ponponlu, umarsız kadınlar
kılıcı kalkık adamlar, yeniyetmeler, şişkin terbezleri
hayvansılıkları çarpıyor etyemez kalbime
karanlık salgılıyor gibi sirkeli gülüşler

“mutlu olmak korkunç bir şeydir”

köpekler yalaşıyor yerde yatanların kanını!
aç kapılardan içeri giriyor Zulüm
vuruyorlar zaten dağlar beyaz otlar yeşil
vuruyorlar gök mavi Afrikalar sessiz
acı ki gerçeği ışıtandır böyle buyurur yaşam
güldükçe aydınlığa çıkamıyoruz gibi bir his var içimde


“mutlu olmak korkunç bir şeydir”


vurgun yemiş gibi bulanık denizlerde bakışlar
içlerine kök salmış ışımaz gölge
ey ölgün tinler yurdu
ey sessiz işgali vurdumduymazlar ülkesinin
sınırdaş acılar sağırlık duvarlara kelebek
ey acıya bağışık kuşkonmaz yürek

“mutlu olmak korkunç bir şeydir”

 

 

Ahmet Hamit Yıldız

İZDİHAM

 

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın