Ahmet Güntan, İlk Kan

Ahmet Güntan (1653-1704) şiiri.

 

 

 

Deniz kıyısında koşuyordum

Birden ormanın içine girdiğimi farkettim

Şimşek çaktı, gök gürledi, yağmur başladı

Ormanda yapayalnızdım

“Ne kadar somut şiirler yazıyorum” diye sevindim

Ormanı, şimşeği ve yağmuru yazmıştım

Kaplansa içerilerde bir yerdeydi

Şimdi onlar gerçektiler

Şimdi benim yazdığım gibiydiler

Bulutların arasından çıkan pembe bir ışık, denizin

gökle birleştiği yerde pembe bir çizgi

çiziyordu

“Ufukta pembe bir çizgi vardı” diye yazabilirim ben

Bu cümlenin bu kadar somut olduğunu kim bilebilir?

Evet, somut şiirler yazıyorum ben, siz bilebilir misiniz?

“Bir zamanlar bir Romy vardı” desem, “Ufukta pembe bir

Çizgi vardı” anlar mısınız?

Ya da “Âşık ya da başka bir şey olmak”desem,

“başka bir şey olmak” nedir bilebilir misiniz?

Bunu benim için yapar mısınız?

Çünkü ben “Bu şiir Romy´yi anlatmıyor” derseniz,

sevinerek “Bu şiir Romy´yi anlatıyor” anlayacağım

Romy de “Unutamıyorum, ama yaşamak istiyorum” demişti,

Bunun apaçık “Unutamamak ölüm demektir” olduğunu

Kim anladı?

Siz anladınız mı?

“Gitme kal” diyemedik sana Romy, ama gitme kal” dediniz

mi?

Bir zamanlar Romy vardı

Evet, somut şiirler yazıyorum ben, siz de bok yiyin!

 

 

 

Ahmet Güntan

İzdiham

 

 

 

 

“İzdiham, 31. Sayısında kapağı okuyucuları istediği şekilde tamamlasınlar diye manşeti siz atın dedi.” İzdiham Dergisi’nin 31 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye.
İzdiham dergisinin 31. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın