Ahmet Fırat Yaşar, Kendi Urganını Geren Spiritüalist

Kendi urganını geren bir spiritüalist olarak seviyorum seni
Hergün
Ama her/gün

Diline kürtçeden çevrildiğimden anlam veremiyorsun bana
Emanet gibi geliyorum aklına
Bahar nezlesi gibi
Çiçek adları gibi
(polene alerjin vardır)

Kendi urganını geren bir spiritüalist gibi değil
Ölüyorum bugünlerde
Diline kürtçeden çevriliyorum
Bana dilin dönmüyor
Seni anlıyorum
Fakat konuşamıyorum
Karşında matematik sembolleri gibiyim
Adın çarpım tablosunu kaldırıp çarpıyor suratıma
x i nerde görsem tanıyorum artık

Gülme ama sen kümeler deyince kümes geliyor aklıma
Köylü kalıyorum senin ‘şehirli merhamet’in karşısında
Okumuş adamın merhameti de bir başka oluyor
Ama onları anlamıyorum
Güneş gözlüğüyle bakıyorlar güneşe
Batının iyi yanlarını alıyorlar
Kendi dillerinde ölüyorlar
Anlamıyorlar ama konuşabiliyorlar

Ne onlardan ne benden
Kimi görürsem ayna karşısında
artık
Haşyetle bakıyorum
Aklım kaçmayı düşünüyor

Yaşamaya çalışıyorum sade
Her/gece ölen spritüalist gibi
olsa
da

Ahmet Fırat Yaşar
İZDİHAM
İzdiham 27. Sayısına ulaştı. Bu sayıda Mustafa Kutlu, Gökhan Özcan, Bülent Parlak, Ali Ayçil, Fatma Şengil Süzer, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Çağatay Hakan Gürkan, Nurdal Durmuş, Dilek Kartal, Onur Bayrak, Eda Tezcan, Seda Nur Bilici, Zeliha Yurdaer, Hakkı Özdemir, Feyza Özcan, İbrahim Varelci, Mustafa Toprak, Muhammed Palewi, Özer Turan, Halil Kurbetoğlu, Yunus Meşe, Mazlum Mengüç, Ferhat Toka, Mücahide Orak, Mücahit Gündoğdu, Kevser Tekin, Elif Atasoy, Hatice Çay ve Yağız Gönüler yer alıyor. İzdiham hepimiz ölecek yaştayız demeye devam ediyor. İzdiham dergisinin 27. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: