Ahmet Fırat Yaşar, Kendi Urganını Geren Spiritüalist

Kendi urganını geren bir spiritüalist olarak seviyorum seni
Hergün
Ama her/gün

Diline kürtçeden çevrildiğimden anlam veremiyorsun bana
Emanet gibi geliyorum aklına
Bahar nezlesi gibi
Çiçek adları gibi
(polene alerjin vardır)

Kendi urganını geren bir spiritüalist gibi değil
Ölüyorum bugünlerde
Diline kürtçeden çevriliyorum
Bana dilin dönmüyor
Seni anlıyorum
Fakat konuşamıyorum
Karşında matematik sembolleri gibiyim
Adın çarpım tablosunu kaldırıp çarpıyor suratıma
x i nerde görsem tanıyorum artık

Gülme ama sen kümeler deyince kümes geliyor aklıma
Köylü kalıyorum senin ‘şehirli merhamet’in karşısında
Okumuş adamın merhameti de bir başka oluyor
Ama onları anlamıyorum
Güneş gözlüğüyle bakıyorlar güneşe
Batının iyi yanlarını alıyorlar
Kendi dillerinde ölüyorlar
Anlamıyorlar ama konuşabiliyorlar

Ne onlardan ne benden
Kimi görürsem ayna karşısında
artık
Haşyetle bakıyorum
Aklım kaçmayı düşünüyor

Yaşamaya çalışıyorum sade
Her/gece ölen spritüalist gibi
olsa
da

Ahmet Fırat Yaşar
İZDİHAM
  İzdiham Dergisi 36. Sayı   Ağustos-Eylül 2018   İzdiham 36. Sayısını söyleyemediklerini sessizliğe emanet edenlere ithaf ediyor.  Siz de okurken bu dünyanın gürültüsünden uzaklaşacaksınız.  Bu sayının sürprizi Sadri Alışık’ın hiç bilinmeyen ve yarıda kalmış filmi olan Ayyaş’ın hikayesi ve hiçbir yerde yayınlanmayan fotoğrafları.  İzdiham, büyük keyif alacağınız bir sayı ile karşınızda.   Dergiye buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın