Ahmet Cora, Django Filmini Yazdı

 

Django “D” Gizli

2013 başında vizyona giren bir Quentin Tarantino filmi Django. Siyahların köleliği konusunu merkeze alan farklı bir spagetti western.Filmde bir western için çok şaşırtıcı sahneler mevcut.Mesela böyle bir filmde hiç kar sahneleri görmemişitik, bu filmde karda yürüyen silahşörler var.
Don Johnson gibi süpriz de bir oyuncu barındıran filmde,  Leonardo di Caprio, Samuel  L. Jackson gibi usta oyuncular da rol almış.Ama Tarantino, bu üç oyuncuya da kötü adamları oynatmış.Hem de ne kötü!
Django olarak başroldeki kahramanı oynayan  siyahi oyuncu  Jamie Foxx.
Alman asıllı bir ödül avcısı (Christoph Waltz) ile köleyken satın aldığı Django’nun etrafında dönen maceraları içeriyor film.
Tarantino’nun,  içine mizahı çok güzel yedirdiği ama önceki filmlerindeki gibi vahşet sahneleri de bol olan bir film.Zaten Tarantino yıllardır bize sıradan insanların, nasıl kolayca acımasız olabileceğini anlatmaz mı? Yalnız, bize hep en ileri seviyede vahşet sahneleri izletmesine rağmen, çok enteresandır, onun filmleri ile şiddeti hiç mi hiç içselleştirmiyoruz. Aksine şiddetle, vahşetle mesafemiz açılıyor.Herhalde Tarantino bizi bir masalın içine çekiyor, ekran başından kaldırtmadan izletiyor ve masal bitince bizde sadece hoş bir seyir zevki kalıyor, o kadar.Gerisini psikologlar bilir.
Neyse filmin konusuna gelelim; Alman asıllı ödül avcısı Dr. Schultz, kellesine ödül konulan kanun kaçaklarını arayıp bulan, bulunca tereddüt etmeden öldüren ve sonra da cesetleri  bölge şerifine teslim ederek aldığı ödül parasıyla yaşamını sürdüren karizmatik bir karakter.Şık giyiniyor, tane tane konuşuyor , titiz çalışıyor.Yasaları oldukça iyi biliyor ve kanunsuz hiçbir şey yapmamaya özen gösteriyor.Doktorluğu eski bir dişçi olmasından ileri geliyormuş, öyle söylüyor.
Bir gün, öldürmek için aradığı bir adamı tanıdığı için, köle kafilesinden Django’yu satın alır.
Django ve karısı (Kerry Washington) başka başka yerlere köle olarak satılmış birbirini çok seven bir çifttir.Dr. Schultz köle olarak satınaldığı Django’da doğuştan bir silahşörlük yeteneği farkeder ve onu çok sever.Django’ya, ödül avcılığında bir süre beraber çalışması karşılığında, karısını bulmasında yardım edeceğini söyler.
İkili, birçok maceranın içine girer çıkar, 2 saat 40 dakikalık film boyunca. 
En son Django’nun karısının izini Calvin Candie’nin çiftliğinde bulurlar ve bir oynayarak kızı oradan kaçırmak isterler.Calvin Candie (Di Caprio) oyunu çözer ve çatışma çıkar.Hem çiftlik sahibi Calvin Candie, hem Dr.Shultz ölür.
Django etraftaki beyazların yüzde 90’ını keskin nişancılığı sayesinde alt eder ama karısının hayatı karşılığında silahını bırakmak zorunda kalır.Yaptığı anlaşma gereği onu öldürmezler ama yine köle olarak satılır.
Django bir şekilde kölelikten tekrar kurtulur ve silah ve at bularak çiftliğe geri döner .Kalan beyazları ve ‘beyazdan çok beyazcı’ yaşlı zenci kahya Stephen’ı (Samuel L Jackson) öldürerek,  karısını alıp uzaklaşır.
Artık iki kişi için mutlu sondur.
Bu filme uzun bir uçak yolculuğunda, önümdeki ekrandaki “Aksiyon Filmleri” başlığı altında rastladım.Benim gibi uçak fobisi olan biri için, bu 2 saat 40 dakikalık film epey işe yaramıştı.
Film,  eğlenceli bir film olması yanında, zamanında siyahlara yapılan zulümün boyutunu gözler önüne sermesi bakımından da dikkate değer olmuş.
Bir yerlerden DVD’si bulunup izlenebilir.
Ahmet Cora
İZDİHAM

 

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın