Adem Yazıcı, Dünya İşleri

zembereği bozuk bir andan, yüzündeki korkudan
şimdi modern zamanlardan söz edeceğim sana
baktıkça bunu okuyabiliyorum efendim diyorum
vakit geç oldu bu elbiseleri giymeliyiz
sokak adlarını silip numaralar çakmalıyız
küçümsemeliyiz törenden törene koşanları değil mi
kendimizi bildiğimizden kayalıklara şarkılar söylemiyoruz
her rüzgara bir parçasını bırakan
yüzleri bizim gibi bu yüzden oyuk kayalara
sakız otlarına gömülen insanları sevindiren
her harbe siper olan her haramiye ev

dünya işlerini iyi biliyoruz süleyman
çocuklarla sonsuza doğru at sürmeyi
omuzlarımızı önce ağırlaştırıp sonra bırakmayı
hep geçmişe kaçmak arzusunu kamçılamak ne iyi
kederlerinden kederlerimize başlayan zamanlarda
kapalıçarşı’dan kürkçü hanı’na doğru akan
altınlarla kadınları dolduran nehirden
bozuk sesler geliyor neden
gök çamlıca’ ya inecekse bu da dünya işleri

böyle bir zamanda geldik uyandığımızda
bir cin sürüsü topukluyordu caddeleler kalabalık
ağır metal yorgunluğundan çatlıyor şehir
bölünmüş yollardan geçerek geldik biz
belki yanlış zamanda yanlış yerde olabiliriz

 

 

 

Adem Yazıcı, Yedi İklim Dergisi

İZDİHAM

 

 

 

 

 

“Biz yazılıya çalışmıştık, hayat bizi sözlü yaptı.” İzdiham Dergisi’nin 30 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye. İzdiham Dergisi'nin 30. Sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın