Adem Maksatsız Şiiri

***Babaya.
Zarifoğlu’na..
Shakespeare’e

Sana Reddedemeyeceğin Bir Teklifte Bulunacağım Baba Tiradı.
-shakespeare’ e tam burada sıktılar sahnesi-

sol’dan giriyorum
öncelikle aramızdaki ırmaklara
asfalt dökmeliyiz diyorum
ne de olsa hayınlığı tutuyor
üzerine düşen yaşa toprağın
dönüp tüm dışarılardan içerime
sıçratıyorum çamuru
benim bir suçum yok baba!
duvarlarım soğuk, küflü ve zanlıdır
kirlenmek kanunlarda geçen bir hayvandır
ah işte kadrajdan çıkıyorsun ve çan çalıyor
klik klak!

hayır durun durun yapamazsınız bekleyin..
“daha girmeyin oraya melekler hazır değiller”
dinlemeyenler sağ’dan girdiler
şimdi baba binalara bir kur bak
üst katlardan senetler düşüyor
şehrin ortasına
boğazı yarıda kesilmiş babam duruyor
bir vakte ay
ikiye saz
üç vakte an’ duruyor
şehrin suç oranları artmış dairemde
lambalarım patlarken kiralık bir kaplanım
sonra beni aydınlatan nedir diye soruyorum
daha  peygamber bile mağarasındayken

si’den giriyoruz
hep birlikte
gerçeği görmek için gözlerime bir otopsi
tüm bu italyanlar için söylenmeyecek şey narkolepsi
ve babacığım mızraklar kollarıma ağır geliyor
yokluğun sadece bir hevesti
kırılıyorum koşuyor zindanlar, bu dağlar
kunduzlar ve kargaşa
evet başı çekiyor ve bir bank oluyor
günahlarım onlarsa manzaramın güneşi
diz çöküp tüm pederlerden talep ediyorum imar izni
ben bu göğü yaracağım ve babam inecek

sona yaklaşıyoruz biliyorum her şey bitecek
kan kararacak gün sönecek
gece midemi tüketen adi bir böcek
babacığım sallanıyor erik ağaçlarında diye
bahar gelmeden çiçek verecek
toplayıp asfaltların kenarlarına işleyeceğim
soğuk sular dökülür gibi mezarına düşüp
afgan karmaşıklığında öleceğim
ama önce bak baba sana bir teklifim var
bak Shakespeare’e tam da burada sıktılar
filmini çekeyim dedim
araya otomobil reklamı soktular
hah.. teklifleri de iyi
her şeyin bedelini üç vakte ödüyorlarmış
sonra binip kara nefesli ejderhalara
gidiyormuşsun, gitme
ben razıyım
ölüme bir bedel olarak
bir an da ödenmeye
dinle beni
hadi reddet
inkar edeyim baba seni.

Adem Maksatsız
İZDİHAM

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın