Takla Atar mısınız?

Takla atmaya hazır mısınız?

 

Şimdiden unutulmaz bakanlarımız arasına giren Sayın İdris Naim Şahin Beyefendi’nin takla ile ilgili önerisini geliştirmek her Türk gencinin olduğu kadar bizlerin de aslî vazifelerinden biri. Erkek çocukların misafir geldiği vakit “pipini göster” diye büyütüldüğü memleketimizde bu tür takla hadiselerini aykırı karşılamamak gerekiyor. Oryantalizmin her bahar çiçek açtığı toplumlarda bu tür gösteri isteklerini tuhaf karşılamak aslında bizlerin tuhaflığından başke birşey değil samimi okuyucularımız. Daha birkaç yıl evvelinde İstanbul Atatürk Hava Limanı’nda kesilen develeri siz unutmuş olabilirsiniz ama develer kincidir ve asla unutmazlar.
Peki ne yapalım? Takla hadisesi bizlerin oldukça hoşuna gitti. Bakan olmuş bir Sayın insanın köylülerin sevinmesine ihtiyaç var mıdır bilinmez ama takla bazen sadece takla olmaktan, beden eğitimi ve fiziksel aktivite olmaktan çıkması da muhtemel seçenekler arasındadır. Düşündük ki şunlar yapılırsa Sayın Bakanımız gittiği yörelerde daha iyi karşılanabilir. Hatta, kanun hükmünde bir kararname ile birçok değişiklik yapılırsa ülkemizin insanlık derecesi de oldukça artar.

 

 

Önerilerimiz:

Bakanlıklarda ve belediyelerde atıl durumda çalışan personelden bir takla atma takımıkurulabilir. Özellikle mehter marşının faal olduğu günlerde takla takımı önceden gösteri düzenlerse herkeste ani bir rahatlama gözükebilir.
Bir bakan veya milletvekili bir ili ziyaret ettiğinde havaalanlarında hazır vaziyette takla atma ekibi hazır bulundurulmalıdır ilk etapta. Cumhuriyetimizin ilerleyen dönemlerinde ilçelere, köylere ve kasabalara da bu takımdan konularak maaş bağlanmalıdır.

 

Güvercin taklası deyimini ilk çıkaran Abdullah Suphi Efendi’nin adı değiştirilerek Abdullah Naim Efendi olması için sosyal medya imkânları fazlasıyla kullanılmalıdır.

 

* Yabancı ülke erkanının ülkemizi ziyaret etmesi fırsat bilinerek öz kültür hazinemiz olantaklacılık anında sergilenmelidir. 5 kişiden oluşan bu ekibin Türk olmasına özellikle dikkat edilmelidir.

 

*Takla atma enstitülerinin kurulmasına gerek var mıdır bilinmez lakin köy enstitülerinin boşluğunun doldurulması önemlidir. Bu sebeple yapılacak çalışmaların oldukça mühim olduğunu düşünüyoruz.

 

Bütün öğrencilerin her sabah andımızı okuduktan sonra birer kez takla atmasının tedarik edilmesine süüt dağıtımıyla birlikte başlanması önem taşımaktadır. Saf dimağların zihnine şimdiden takla atmayı öğrettiğimiz vakit muasır medeniyetler seviyesine çıkmamamız kaçınılmaz olacaktır.

 

*Şiirlerinde martı, vapur, gözyaşı, ayrılık, yağmur, kalp, ciğer, bahar gibi kelimeleri kullanan şairler tespit edilerek onlara bu kelimenin de (takla) kullanılması rica edilmelidir.

 

* Sadece çok satan kitap basarak geğiren yayınevlerine destek verilerek “tarihte takla”adlı kitaplar basılmasına öncülük edilmeli; kapağına da Sayın İdris Naim Şahin’in photoshop ile ihtiyarlaştırılmış hali konulmalıdır. Kişisel gelişim olarak da ele alınabilecek bu konuda kitap yazacak yazarlara ulaşılması zor değildir.

 

*Sayın İdris Naim Şahin’in doğduğu Ünye ilçesinin adı Takla olarak değiştirilmesinde de muhtemelen kanuni bir engel yoktur.

 

Takla atması istenen köylü amcayı da vuralım gitsin.

 

 

 

SKL Hareketi

Ya Bizim Efkârımız Ne Olacak?

 

İzdiham 27. Sayısına ulaştı. Bu sayıda Mustafa Kutlu, Gökhan Özcan, Bülent Parlak, Ali Ayçil, Fatma Şengil Süzer, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Çağatay Hakan Gürkan, Nurdal Durmuş, Dilek Kartal, Onur Bayrak, Eda Tezcan, Seda Nur Bilici, Zeliha Yurdaer, Hakkı Özdemir, Feyza Özcan, İbrahim Varelci, Mustafa Toprak, Muhammed Palewi, Özer Turan, Halil Kurbetoğlu, Yunus Meşe, Mazlum Mengüç, Ferhat Toka, Mücahide Orak, Mücahit Gündoğdu, Kevser Tekin, Elif Atasoy, Hatice Çay ve Yağız Gönüler yer alıyor. İzdiham hepimiz ölecek yaştayız demeye devam ediyor. İzdiham dergisinin 27. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: