Semerkand

Semerkand dergisi Ekim sayısı, dinimizin anlatılması ve anlaşılmasında görülen sorunlar çevresinde bir dosya ile okurun karşısına çıkıyor. Ali Yurtgezen’in hazırladığı dosyanın başlığı “Dinden Söz Ederken” Ali Yurtgezen, dinin medyada konu edilmesinin bir problem olarak uzun zamandır gündemimizde olduğunu belirtiyor ve şöyle devam ediyor:
“Ancak, bu problem dinle imanla alakası olmayan, açıkçası buna da çok aldırmayan bazı yayın organlarının cehaleti gibi tarif ediliyor. Hâlbuki dinin medya aracılığıyla gündeme taşınması, medyanın kendine özgü sunumuyla konu edilmesi, medyaya malzeme yapılması, medyaya din öğretmekten daha önemli, daha öncelikli bir problem. Çünkü din, herhangi bir konu değil. İyi niyetle de olsa herkesin her ortamda ahkâm kesme yetkisi yok. Dini anlatmanın, din üzerinde konuşmanın, irşat ve tebliğin de şartları, kendine mahsus bir usulü, adabı var.
Asırlardır dersler, sohbetler, vaaz veya mev’izelerle âlimler vasıtasıyla aktarılmasından da anlaşılacağı üzere din, bir ‘ilim’dir aynı zamanda. Kendine mahsus bir usulü vardır. Bu usul dairesinde konuşulur, müzakere edilir, öğretilir, öğrenilir.”

Dergide bu ay, Mükerrem Mete, “Allah’ın Koyduğu Bağ: Akrabalık” adlı yazısıyla akrabalık bağları üzerinde duruyor. Kürşad Salih Yaman “Hangimiz Üstün?” adlı yazısında Müslümanların kardeşliğine değinerek, etnik ayrımcılığa karşı çıkıyor. Mustafa Irmak “En Büyük Mucize: Kur’an” adlı yazıda yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in icaz yönünü anlatıyor. Hüseyin Kaya “ Yolculuklar Mesnevisi” adlı denemesinde yolculuk metaforundan hareketle ömrü serüvenini ele alıyor. Ahmet Alemdar “Gönlümüze Akan Işık Huzmeleri” adlı yazısında insanı kâinat ve yaratılış üzerinde tefekküre davet ediyor. Ali Demirtopuz “Osmanlı Dağılırken Araplar ve Türkler” yazısı ile ‘Araplar Türklere ihanet etti mi?’ sorusuna açıklık getiriyor. Ayrıca Semerkand, okurlarını selzede Pakistanlı kardeşlerimize yardım etmeye davet eden sayfalara da yer veriyor.

Farklı ilgilere hitap eden başka pek çok yazının yanı sıra, özenle hazırlanan çocuk eki yine Semerkand’la birlikte hediye ediliyor.

 

İzdiham

 

 

 

 

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın