Monthly Archive: Ekim 2018

Kurt Vonnegut’un Daha Ne Olsun: Mezuniyet Konuşmaları Kitabından Alıntılar

Kendinizi beş metre boyunda ve hiç durmadan yüzlerce kilometre koşacak gibi hissetmek isterseniz nefret, kokaini havada karada geçer. (sf.27) Kadınlar konuşacak bir sürü kişi ister. Ne konuşacak peki? Ne olursa. Erkekler bir sürü arkadaş ister. Bir de kimsenin kendilerine kızmamasını. Aranızdan psikologlar veya rahibeler çıkabilir. Her iki durumda da ülkemizin …

Mehmet Emrah Butakın, Bir Şehrin Ağrısı

Buna sevinme! Ben olsam üzgün bir güz dalı gibi çekerdim yazık bir ölüm serinliğini üzerime. Elimi de tutma! Seviyorum zira cehennem diye bir yer korkutsun beni çıkarılmış başımdan çekil. Unut! Her şeyi. Gün dönmemiş bir sazlıkta kalbini kasvete sarmış azizler de anlayacaktır beni. Bağışlamak yok birbirimizi. Sana uzaklardan ellerine yeğnik …

Mustafa Akar, Güzelaşık

Hatırlar mısın, insan gitmekten yapılmıştır Dünya kalmaktan Kal benimle, gitme, dünya dar Alan açık, denizler var Allah’ın dağları ve evliyaları aynı yaştalar Bunu ancak ikimiz bilebiliriz Yalpa yalpa merhamet Yalpa yalpa vicdan İnsan, gitmekten… Hatırlar mısın Eskiden okumam için rüya gönderirdin Az görülmüş ve az anlatılmış rüyalar Karşılardı beni mektup …

İsmet Özel’in Son Makalesi; Mukaddeme 3

Türkiye Cumhuriyeti hudutları içinde 1963 yılından 1980 yılına kadar 27 Mayıslarda 30 Ağustos Zafer Bayramı ile eş tutularak kutlanan bayramın adı “Hürriyet ve Anayasa Bayramı” idi. Adıyla sanıyla neyin nesiydi bu bayram? Kime, neyi faş etsin diye isimlendirilmişti? Acaba neler olmuştu, kim ne yapmıştı da esaretten milletçe kurtulunmuş ve hürriyete …

Ulrich Beck’in Risk Toplumu Kitabı Üzerine

Ulrich Beck, bir bakıma Immanuel Wallerstein’in bıraktığı yerden analizine devam ediyor ve onun “risk toplumu” tahayyülü, analizine ciddi bir önem atfediyor. “Kim bu Wallerstein, ne bırakmış” diyenlerin haklı itirazları bir tarafa, şimdilik bilenler için), o malum 1789 olayları sonrasındaki total kırılmayı sağlayan şey -hatta pekiştiren şey- 1979’daki gelişmeler olmuştu. Fordist …

Mehmet Doruk Kandemir, Su Sustu

her şey, bir suya bilenmiş gibi. bir denizde başka hayaller bulmak, akşamın ağırlaştırdığı sularla gitmek eve, yağmur alan babaları cepleriyle hatırlamak, hepsi, bir sudan intikam alır gibi. sesimi duymaya başladığım günler, yazılmış, okunmamış ovaların üstünden geçiyor. bana yüzünüzdeki çizgileri gösterin, yüzünüze gerdanı kırık bir yol yapan çizgileri. yüzünüzde ovaları omuzlarında …

İbrahim Yolalan, Muhacir

sen şehrin ötesine gidince kar üstünde nar kırıp tenhasında kaybolan şairler izini sürdüler ecnebi şarkılarında nice ağıtlar derlendi tokmaksız kapılardan nice eşiklerde üşüdü taşralı çocuklar sen şehrin ötesine gidince bereketi tükenip kurudu toprak göğe yürüdü bütün buhar tren gözlemekten usanmış kuşlar sanki bölüşemeyip onca ıssızlığı sanki göç eylediler yüreklerine sen …

İsmet Özel, Çözülmüş Bir Sırrın Üzüntüsü

Yaşamaktan öte özür bulamayınca aşka sonuçları bir bir gözden geçiriyorum pulluklarla devrilen toprağın ıslaklığındaki can madenlerin buharından elde edilen büyü bazı yasak kitapların verdiği dinç duygular nelerse ki yaşamak sözünü asi kılan nelerse ki lekesiz, umutlu ve budala. Denedim. Soğuk sular dökünüp fırladım sokaklara sorular sordum nice kara sıfatları üstüme …

Özgür Zeybek, Ya da Susarak Gitti(l)er

yine o eski cafe’de buluşalım çünkü; en çok oraya dönemem nabız ki; şakaklarıma çevirdiğim en huzursuz silah kendime doğru oynadığım en deneyimli piyon eşkali avuçlarda gizli bir sesle dolaşıyor parklarda iyimser zamanın katil oyuklarında bir vaha ki yeryüzünün bütün sularını içime çekerim anımsadıkça hani saçların rapunzeldi, henüz yeni kararıyordu hava …

William Butler Yeats, İki Yıl Sonra

Kimse söylemedi mi sana o korkusuz, Seven gözlerin daha uyanık olmalı diye? Ya da hatırlatmadı mı kimse nasıl umarsız Olduklarını yanarken pervanelerin? Ben uyarabilirdim seni; ama gençsin sen Ve başka başka diller konuşuyoruz ikimiz. Ah, ne verilse almaya hazırsın sen Ve bütün dünya dost senin gözünde. Annen gibi sen de …