Monthly Archive: Nisan 2018

Türk Edebiyatı Dergisi Yazı İşleri Müdürü Erhan Genç’e Sorduk

  1986 yılında Bursa’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Eskişehir’de, yükseköğrenimini İstanbul Üniversitesi Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi’nde tamamladı. Bir müddet öğretmenlik yaptı. Yazarlık hayatına bu dönemde yerel bir gazetede yazdığı köşe yazılarıyla başladı. 2012 yılında tekrar İstanbul’a döndü. Çilek Ağacı ve Mavi Minibüs adında bir hikâye, Bir Masa Yetiyor …

Ülkü Tamer, Ben Sana Teşekkür Ederim

Ben sana teşekkür ederim, beni sen öptün, Ben uyurken benim alnımdan beni sen öptün; Serinlik vurdu korulara, canlandı serçelerim; Sen mavi bir tilkiydin, binmiştin mavi ata, Ben belki dün ölmüştüm, belki de geçen hafta. Sen bana çok güzeldin, senin ayakların da. Ülkü Tamer İZDİHAM

Mustafa Kutlu, Yara

Ölüm gelir. Engellenemez. Vakit-saat tamam olur. Can kuşu ten kafesinden uçar. Vücut soğur. Mezarlık ürkütür insanı. Son durak. Cenazenin defni ve atılan toprak. Topraktan geldik ve yine ona döndük. Bitti. Biter mi? Bitmez lakin ötesi meçhul. Onu ancak ölüler anlatabilir. Yani bilinemez. Bilinemeyen şey. En büyük gerçek. Gerçek üstü bir …

Ülkü Tamer Vefat Etti

Şair, gazeteci, oyuncu ve çevirmen Ülkü Tamer, 81 yaşında Bodrum’da hayatını kaybetti. Muğla’nın Bodrum ilçesine bağlı Turgutreis Mahallesi’nde yaşamını sürdüren şair, gazeteci, oyuncu ve çevirmen Ülkü Tamer, geçirdiği rahatsızlık nedeniyle evinde hayatını kaybetti. Türk Edebiyatı’nın yaşayan en büyük şairlerinden Ülkü Tamer, 81 yaşında hayatını kaybetti. Acı haberi senarist ve şair Barış …

Cevdet Karal,İlahiyat Fakültesinin Bahçesindeki Ceset

Çimenler üzerindeki şu ceset Boğularak öldürülmüş beyler Göbeği bir konuşma balonunu andıran Saygıdeğer profesörlerin Bir sempozyum için londra’ya uçarken Taktığı kravatla muhtemelen O cesidi size ben gösteriyorum Camiyi bahçeden ayıran tel örgüler Tanrı bir lord kılığında İçeri süzülebilse güvenlikten Ya da bir kasaba vaizi Diyanetten onaylı Yardım makbuzları elinde Onu …

Necip Fazıl Kısakürek, Mekke’de Fırtına

Ertesi gün Mekke çalkalandı: -Gitmiş! Başlarını alıp gitmişler! Duran adamın karşısında dişlerini gösteren ve hırlama tecrübeleri yapan bir köpek, o adam ardını dönüp yürümeye başlayınca nasıl köpürür? Öyle köpürdüler. Her sıyrılış, mutlaka arkasından bir atılış çeker. Öyle atıldılar. Aramadıkları delik, adam çıkartmadıları istikâmet kalmadı. O’nu bulup da getirene yüz deve …