Monthly Archive: Nisan 2018

Mehmet Zana Öngenç, Avangard

  Berat Bıyıklı Ağabeye… sonlu bir yolculuğun hüneri acıdır belki ölümü uzun acıklı bir türkü utku edinir aşktan hayret kuşanır içi tan vakitlerinde ya ozandır ya süvari eti geceden derin ve mosmor mısralar birikmiş parmaklarında hem geceye çöreklenir titrek habeşli derviş kılığında dosta ağyâr hasma yâr ey dilimin ucundaki kahraman …

Kürşat Çelik’e Sorduk

1991 İstanbul doğumluyum; atadan Karslı, üniversiteden Kütahyalıyım. Türk Dili ve Edebiyatı bölümü mezunuyum ve İstanbul’da ikamet ediyorum. Özel bir kurumda öğretmenlik yapıyorum. Dergâh, Mahalle Mektebi ve Postöykü dergilerinde hikâyelerim yayınlandı.   İZDİHAM: Niçin yazıyorsunuz? İmlaya dikkat etmeyip, kafayı takmayacak kadar mutlu ve huzurlu olmadığım için. Herkesin görüp üzerinden kalınca geçtiği …

Gökhan Özcan, Gözümüzün Bağı

“Nasıl oluyor da gerçeği bildiğinden bu kadar emin olabiliyorsun?” diye sordu oturan. “Bir şeyden emin olmanın gerçekle ne ilgisi var!” dedi ayaktaki. “İnsanların düşünceleri çoğunlukla kendilerini huzurlu kılacak tarzda kurulmuştur. Çoğu insan için doğruluk ikincil bir öneme sahiptir” diyor Bertrand Russell. Her şeyin cevabını bildiğinden o kadar emindi ki, zihninin …

Mustafa Köz; Bir Sözcük Atlıkarıncası: Ülkü Tamer Şiiri

“Ben sana teşekkür ederim, beni sen öptün, Ben uyurken benim alnımdan beni sen öptün; Serinlik vurdun korulara, canlandı serçelerim;   Sen mavi bir tilkiydin, binmiştin mavi ata,   Ben belki dün ölmüştüm, belki de geçen hafta.    Sen bana çok güzeldin, senin ayakların da.” “Saflığın şiirini özledim. 40’ların, 50’lerin…”  diyor …

İbrahim Tenekeci, Ülkü Tamer İçin

Ülkü Tamer’in vefat haberini yolculuk esnasında öğrendim. Eve gelir gelmez kütüphaneye yürüdüm. Onun kitaplarının olduğu rafa. Emeğin ve çabanın biriktiği yer. Atilla Özkırımlı, Fethi Naci, Hüsamettin Bozok, Salah Birsel, Tarık Dursun gibi birçok isme özel imzalanmış kitaplar. Kendisine dört farklı zamanda kitap imzalatmışım. Son tarih 2014. Onu bir daha hiç …

Füruğ Ferruhzad, Pencere

Bir pencere, bakmaya Bir pencere, duymaya Bir pencere, yeryüzünün yüreğine ulaşan tıpkı bir kuyu gibi Tekrarlanan mavi şefkatin enginlerine açılan. Yalnızlığın küçücük ellerini Cömert yıldızların verdiği gece bahşişi kokularıyla Dolduran bir pencere Belki de konuk etmek için güneşi şamdan çiçeklerinin gurbetine Bir pencere, yeter bana Oyuncak bebeklerin ülkesinden geliyorum ben …

Bülent Ecevit, Pülümürün Yaşsız Kadını

Pülümürün bir dağ köyünde gördüm onu yaşını sordum bir giz gibi güldü kimi seksen dedi köylülerden kimi yüz yüzüne baktım bir giz gibi güldü bir asa vardı elinde bir solmuş kırallığın kadifeden harmanisi üzerinde bir hititliydi o bir selçukluydu bir ermeniydi bir kürttü bir türk yaşını sordum bir giz gibi …

Ahmed Arif, Unutamadığım

Açardın, Yalnızlığımda Mavi ve yeşil, Açardın. Tavşan kanı, kınalı – berrak. Yenerdim acıları, kahpelikleri… Gitmek, Gözlerinde gitmek sürgüne. Yatmak, Gözlerinde yatmak zindanı Gözlerin hani? “To be or not to be” değil. “Cogito ergo sum” hiç değil… Asıl iş, anlamak kaçınılmaz’ı, Durdurulmaz çığı Sonsuz akımı. İçmek, Gözlerinde içmek ayışığını. Varmak, Gözlerinde …

Muhammed Mücahit Yılmaz, Meksika Açmazı

On iki ay var önümde, on iki kızgın adam Yaşıyordum sanırım, bakışlarım da süttü Sivriltti hep bıçağı, kanlı bir sözmüş payım Kardeş deyipp sevmiştim, beni kuyuya itti Kırılmadık bir kalbin kalmamalı ey dünya Çocuklar çok sevinsin, sevmesin seni yalnız Dualarla yakalım yüzündeki güzelliği Kuyularından ansızın bir kovayla çıkalım Yere düşsem …

Federico Garcia Lorca, Sezilmemiş Aşka Gazel

Karnındaki karanlık manolyanın Kimseler anlamadı kokusunu. Acıttığını kimseler bilemedi Dişlerinle sıktığın o aşk kurşunu. Binlerce Acem tayı uykuya yattı Alnının ay vurmuş alanında, O senin kar düşmanı göğsünü Kucaklarken dört gece kollarımla. Bakışın, tohumların solgun dalıydı Alçılar,yaseminler arasından, Aradım vermek için yüreğimde O fildişi mektupları her zaman diyen, Her zaman: …