Monthly Archive: Nisan 2018

Donald Hall, Oğlum, Celladım

Oğlum, celladım, Kollarıma alıyorum seni, Ve ısıtıyorum sessiz, küçük, Yataktan henüz çıkmış gövdeni. Sevgili ölüm, küçük oğlum, Ölümsüzlük gerecimiz, Ağlama ve acıkmaların kaydını tutuyor Çürüyüp giderken biz. Yaş yirmi beş, yaş yirmi iki, Sanki sonsuzca yaşayacaktık. Hayatın gayretini gördük de sende Birlikte ölmeye başladık.   Donald HALL Çeviren: Nazmi AĞIL …

Kayıp Rıhtım Aylık Öykü Seçkisi 106. Sayısında “Hezarfen Ahmet Çelebi Öyküleri”ni Ağırlıyor!

Her ay farklı temada yazılan fantastik, bilimkurgu, steam-punk, korku-gerilim, polisiye gibi alt türlerde kaleme alınmış öyküleri sayfalarında ağırlayan Kayıp Rıhtım Öykü Seçkisi, Nisan 2018 tarihli yeni sayısında “HEZARFEN AHMET ÇELEBİ” temasıyla okurun karşısına çıkıyor.   17. yüzyılda yaşadığı düşünülen Hezarfen Ahmet Çelebi’ye dair kimi zaman büyülü, kimi zamansa tarih soslu …

İlhan Berk, Saınt-Antoıne’ın Güvercinleri

I.Eleni’nin Elleri Bir gün Eleni’nin elleri geliyor Her şey değişiyor. İlk İstanbul şiirden çıkıp yerini alıyor Bir çocuk ilk gülüyor Bir ağaç çiçek açıyor. Eleni’den önce Daha ben çocuktum daha tütüne daha kahveye alışmamıştım Sabahları, akşamları bilmiyordum daha Bir gün bakıyorum akşam ellerimde gözlerimde Bir gün sabah her yanım. Eleni …

Butimar’ın Bahar 2018 tarihli yedinci sayısı çıktı!

“Vedalardan bahsederken yeni çiçekler yeşeriyor ömrümüzde. Acılardan bahsederken yeni umutlar. Adeta bahara nazire.” Editör yazısından Derginin bu sayısında; Cihan Uluç, Mutfakta Bir Tren Yüzüyor; Burak Ak, Ah Şu Kanatlarım Olmasa, Mustafa Başpınar, Su Gibi, Aysun Bahar Asar, Ütü ve Emine Altınkaynak Kazan, Alevden Bahaneler isimli hikayeleriyle, “Deneme”de Mustafa Özçelik, Şiir …

Gevheri, Yaktı Beni Aşk Oduna O Yanmaz

Yaktı beni aşk oduna o yanmaz Ya ne dersin merhametsiz o yâra Seher oldu feryadımdan uyanmaz Umarım ki öte bülbül uyara Ben âşıkım el göğüste yüz yerde Gel efendim del sînemi yüz yerde Yaralarım göz göz oldu yüz yerde Demem yaram ne yaradır o yâra Urdu beni zâlim kanlı yaramaz …

Der Papalagi, Göğü Delen Adam Kitabından Nefis Bir Bölüm

Papalagi, yuvarlak metali ve ağır kâğıdı sever. Katledilmiş meyvelerin suyunu, domuz, sığır gibi korkunç hayvanların etini midesine indirmeyi sever. Ama, hepsinden çok sevdiği bir şey vardır ki, bunu elle tutmak mümkün değil: Zaman! Bu yüzden dünyanın patırtısını kopartır, saçma sapan konuşur durur. Güneşin doğuşuyla batışı arasında kullanmadığı hiçbir zaman kalmasa …

Serdar Arslan, Bir İkindi Rüyası

dev aynasında çirkin bir cüce baktım yarasını konuşuyor kendiyle şekerden yeni uyanmış bu kadınlar kadınlar yünden ve kirazdan biraz ıhlamur kokusu biraz kilim bunlar benim katilim. kuşları eğip dala tutunan ben bir bulutu tekrarladım durdum yükseldim, aynadaydı kuyu ıhlamur kokulu bir kilim kadın küpelerinde salındı durdu. Serdar Arslan, Dergah Dergisi …

Metin Altıok, Kuşlu Gazel

Koyup zarfın içine, üstünü acıyla pulladım Sana bir sevinçlik menevişli kuş yolladım Son kuşlarımdı bunlar, dedim telef olmasın Geçti artık göğsümde kuş barınmaz anladım Esti rüzgâr bozuk bozuk, örselendi yüreğim Eksik gedik nem varsa ezberden tamamladım Bende sönen şavkıması sürsün diye yaşamın Bu kuşları senin için gözlerimde sakladım Kim sürmüş …

Hüseyin Ahmet Çelik’le Röportaj Yaptık

HÜSEYİN AHMET ÇELİK: 1990 yılında Adana’da doğdu. Ortaöğrenimini Adana Erkek Lisesi’nde tamamladı. Türkçe Öğretmenliği ve Medya-İletişim okudu. Yazıları lise yıllarında Gerçek Hayat’ın Teneffüs sayfasında yayımlandı. Öyküleri ile İtibar, Müdahale, Aşkar, Dil ve Edebiyat, Fayrap, Yediiklim, Berhava, Şehrengiz gibi dergilerde yer aldı. Berhava öykü dergisinin yayın yönetmenliğini yaptı. Ayraç ve Siyah …

Berkan Ürgen, Gözler Kalbin Mafyasıdır

Bir gün seni de anlamayacaklar Hurşit abi. Her konuşmana ” anladım” diye cevap veren insanların aslında seni hiç dinlemediklerini anlayacaksın. Anlayacaksın Hurşit abi, her gün kendine yeni hatalar keşfettiğini. Sen,hayatındaki sorunların baş mucidisin abi. Yeniden başlamak tekrardır abi. Sen, yeniden başladığın hayatına yeni hatalar keşfederken, o kızın gözlerine lanetler okuyup …

Dilek Kartal, Pepûk

söylesene hiç dağ ağırlığında olur mu bulut hiç taş sertliğinde suyu izah edebilirim, kolay hız ve ağırlık: en basiti biraz daha karmaşık: enerji ve molekül neticede beton kesiliyor işte de bulut neden hem böyle başımdan aşağıya ben böyle kıpırdayamazken dinle! konuşmak konuşmak konuşmak konuşmaktan yapılma bu çağda bu en zoru …

Necati Tosuner, Üç Kısa Öykü

ACI YAĞMUR Bir zamandır ablam annemin kafayı üşüttüğünü söylüyordu. Ben pek üzerinde durmadım. Evet, ablam da haklı. Yaşlı bir kadınla her gün aynı evde olmak kolay değil. Dün pazardı, şöyle bir uğradım onlara. Biraz kaynattık işte, eskilerden filan… Artık kalktım gidiyorum, elini öptüm annemin. “Oğlum, bir daha gelişinde anneni de …

Zagarperenlei Tumenbayar, Anne

Anne! Gönlüm Kelebeğin kanatları gibi incecik olup Yumuşacık rüzgarlarda Yırtılacak gibi olmuş Eyvah, ben öyle Kanatlarımı kaybedersem Gayretini nasıl cevaplayacağım Anne! Güzel bir türkünün en düşük tonuyla Senin adına Çok uzaklardan Bir şarkı söylüyorum Sadece beni öpen O huzurluğu Ömür boyunca unutamam Sen çok yaşa!   Zagarperenlei Tumenbayar, Moğolistanlı şair …