Monthly Archive: Ocak 2018

Saçları Otuz Yaşında Olan Kız

Tütülü etek giymiş. Etek, rengarenk tüylerden oluşuyor. Çorabı, Mickey Mouse’lu. Çorapta bir sürü Mickey kafası var. Hava soğuk ama babet giymiş. Minibüse binmeden önce anlaşılıyor ki ıslanmış da. Montu, mor; alacalı, parlak bir mor, kendisine küçük geldiği önünü kapatamayaşından ve kollarından belli. Kolları kısa gelmiş. Boynuna fular bağlamış. Atkı değil. …

Edebiyat ve Hukuk Arasındaki Tuhaf İlişki

Tecrübelerimiz, onları dışa vurana kadar kimsenin umurunda değildir. Bir köşede sessizce acı çekmek hepimize çok zor gelir. Bunları içgüdüsel bir şekilde dışa vurmak isteriz. Dışa vurarak hem bir kendini gerçekleştirme eylemi yapmış oluruz hem de nasıl olsa bir kere tecrübe edilmiş bir şey üzerinden diğer insanlar için bir yol haritası …

Müzisyen Ali Saran ile Röportaj Yaptık

1984 yılında Eskişehir’de doğdu. Küçük yaşlarda müzikle tanıştı. Lisans eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama bölümünde tamamladı. Üniversite yıllarında Erkan Oğur ile perdesiz gitar eğitimine başladı. Bununla birlikte Nazım Hikmet Akademisi’nde Ayşe Tütüncü‘den ensamble, Murat Opus‘tan armoni ve Ulaş Özdemir‘den de müzikoloji üzerine dersler aldı. Haliç …

Italo Calvino, Vicdan

Savaş çıktığında Luigi adında bir adam, gönüllü olarak gidip gidemeyeceğini sordu. Herkes onu övdü. Luigi tüfek dağıtılan yere gitti, bir tane aldı ve dedi ki: “Şimdi gidip Alberto denen herifi öldüreceğim.” Alberto kim diye sordular ona. “Bir düşman,” dedi Alberto, “benim bir düşmanım.” Ona belirli bir tür düşmanı öldürmesi gerektiğini, …

Yevgeni Zamyatin’in, Biz Eserinden Seçtiklerimiz

1 – Dans neden güzeldi? Yanıt: Çünkü dans, özgürlüksüz bir harekettir. (s.5) 2 – Çünkü biliyorsunuz, bildiğimiz kadarıyla tüm insanlık tarihi göçebe yaşamdan yerleşik yaşama geçişin tarihidir. Öyleyse bu, en yerleşik yaşam biçimi (bizimki) aynı zamanda en kusursuz yaşam biçimidir (bizimki) çıkarımına varılmıyor mu ? insanlar dünyanın bir ucundan diğerine …

Hüseyin Atlansoy, Balkon Çıkmazında Efendilik Tarihi

I bir örnek giysili efendileri beklemekten yorgun fincan gibi turtularının gülümsemesi yani afrikalı artık kimseler gelmiyor; cezayir yabancı dil kursu parmaklarını taklatınca kuşları havalanmıyor bella’nın gece uçuşuna çıkamıyor azizler gece kuşları suskun sigarasını tüttürüyor mısırlı üstüne ortadoğu’nun efendi efendi hani kul köle korkutan seni ki bir balkon çıkmazında güneşi seyrediyor …

Nazım Hikmet, Ağa Camii

Havsalam almıyordu bu hazin hali önce Ah, ey zavallı cami, seni böyle görünce Dertli bir çocuk gibi imanıma bağlandım; Allahımın ismini daha çok candan andım. Ne kadar yabancısın böyle sokaklarda sen! Böyle sokaklarda ki, anası can verirken, Işıklı kahvelerde kendi öz evladı var… Böyle sokaklarda ki, çamurlu kaldırımlar, En kirlenmiş …

Byung-Chul Han, Şeffaflık Toplumu

Günümüz moda kavramları arasında şeffaflık kadar kamusal söylem üzerinde hâkimiyet kurmuş bir başkası yoktur. Özellikle de enformasyon özgürlüğü bağlamında hararetle kullanılır bu kavram. Her yerde karşımıza çıkan ve kavramın fetişleştirilmesine ve totaliter bir görünüm kazanmasına varan şeffaflık talebi, siyaset ve ekonomi alanlarıyla sınırlandırılamayacak bir paradigma değişimine dayanır. Olumsuzluk toplumu günümüzde, …

Melih Özel Ubih, Cezbe

Bir şeyler düşündükçe dolaşıyor zihni eşyada ve dönüp garipçe eşyaya bakmakta gözleri. Bir şeyler tasarladıkça, dili dönüyor,işte: “Ya Şairân! Ya Hûbân! Titrek sakallı dervişân! Ey plazalar! Çağcıl sancılar! Hey! Sen, küçük! Vapur seferleri! Eve geç saatlerde gelmekte olan ekmek parası fakülteler, tezler,dipnot ve kaynakçalar plastik bardakta içilen kahvenin falı bir …

Hayalimizdeki Ülke

Hayalimizdeki ülkede herkes aşırı mutlu.   1. Başbakan, Haydar Baş – Gerek Milli Ekonomi Modeli gerekse Amerika Almanya Çin ve Mançurya ya yaptığı çıkışlarla gönlümüze taht kuran Haydar Baş, 7 milyarlık şu dünyada o koltuğu hak eden tek kişidir. 2. Diyanet İşleri Başkanı, Adnan Oktar:  Hocamız maşaallah güncel sorunlara verdiği …

Cesare Pavese, Her şey insanın çocukluğundadır

Zaferin tadını çıkarabilmemiz için ölülerin dirilmesi, yaşlıların gençleşmesi, uzaktaki dostlarımızın dönmesi gerekir. Biz bunun düşünü dar bir çevrede, bizim için bütün dünya sayılan bildik yüzler arasında kurmuştuk; şimdi büyüdüğümüze göre, yaptıklarımızın ve söylediklerimizin gene bu yüzlerde yansımasını isteriz. Oysa onlar yaşlanmış, ölmüş, kayıplara karışmışlardır. Bir daha dönmemecesine. Bu durumda umutsuzca …

Ortaçağ Öncesi Tiyatroya Kısa Bir Bakış

Tiyatro. İnsanın var oluşundan günümüze yegâne kültür yapıcı, ortak etken.  Önce eylem vardı, ilkel insan dilsizdi fakat bir gün mutlaka konuşacaktı, oynayacaktı. Doğa karşısında güçlü olmak isteyen insan oyunlarında da doğayı taklit etti.  Korku, ilkel insanın eylemlerinin temelini oluşturuyordu. Ama insan yılmadı. Gökyüzünün haşmeti altında doğaya karşı savaşmaya devam etti. …

Atilla Jozsef, Yedinci Adam

Şu dünyada düşeceksen yollara, İyisi mi yedi kez doğmaya bak. Bir kez, yangın çıkan bir evde doğ, bir kez, buzdan soğuk sellerde, bir kez, azgın deliler arasında, bir kez, olgun buğday tarlasında, bir kez de kimsesiz bir manastırda. Bir ağızdan ağlayan altı bebek, yetmez: Sen kendin yedinci olmaya bak. Canını …