Monthly Archive: Ağustos 2017

Yalçın Armağan, Kendi Üstüne Çöreklenmiş Sanat

1. Estetik özerkliğin Türkçedeki en kısa ifadesini Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Ahmet Haşim şiiri için söylediği “kendi üstüne çöreklenmiş sanat” sözünde bulabiliriz. Ahmet Haşim’in şiirinin eleştirilmesini “kendi üstüne çöreklenmiş sanat” anlayışının sonucu olarak gören Tanpınar şunları söyler: “Bittabi şiirde tek bir ruh hali yerine âdeta hikâye ve romanda imiş gibi devam …

Gökhan Özcan, İnsan’ı insandan kim koruyacak?

Birileri hakkında düşünür, konuşur, bir kanaate, bir yargıya ulaşır ve onları ulu orta ifade ederken adaletin terazisini dosdoğru tutuyor muyuz? Başkalarına bakarken hep içimizdeki savcı görev başında sanki, avukatsa hiç ortalıkta yok. Duruma göre suçlamak, mahkûm etmek, yaftalamak, karalamak, havasını indirmek, fiyakasını bozmak hevesi içimizi boydan boya kaplıyor ama onu …

Eşrefoğlu Rumî, Razıyem Derdine

Razıyem derdine yarin men şikayeti itmezem Kendi halim söylerem gayri hikayet itmezem Derd ü mihnet yoldaşımdır bu yola azm ideli Dost belasından başım bir dem selamet itmezem Her ne kim Dost’tan gelir sabir ü şakir durmuşam Aşıkam derdim yeter özge feraset itmezem Niceler yarin visaline irişmeğe iver Çün iradet Dost …

Alla Dudayeva, Dudayev’in Son Günü

Derin bir üzüntüyle bakıyordum Cevher’e. Yüzü sakin değildi, sanki kaybolmuştu, hala yollardaydı sanki. Ona nasıl yardım edebilirim? Kendisine olanları hala anlamış değildi. Tanrı’ya dua etmeye başladım, onun, öbür dünyada bizim Cevher’i burada sevdiğimiz kadar sevmesini ve kabul etmesini istiyordum. Uzun uzun dua ettim, sözlerimi hatırlayamıyorum ama her şey temiz kalbimden …

İsmet Özel, Faciayı Yazmasaydım Yaza Yazık Olurdu

Beri bak ben o zamanlar genç idim tek başıma çılgınca Neler yaptım bilir misin etrafımda başka gençler bulamayınca İt resmini kartonun bir yüzüne özene bezene yaptım Öte yüzüne çiziverdim geniş bir kafes Don lastiği takıp noktasız suratla Dondurtduğum zaman kartonu Noktalarını koyup sür’atle Döndürtdüğüm zaman kart-önü Kafese girmiş görünüyordu it …

Mahmut Dilmaç, Beş Güzel Adam

  “Bu insanlar dev mıdır? Giysi görmemiş gövde mıdır?” Bir duruşları var onların El ele tutuşup zulmün kepeğini kaldırdıklarında Bu adamlar can mıdır? Çatan giymemiş insan mıdır? Dünyadan büyük yaraları var Sırt sırta verip cellatlarına kaçtıklarında I. Beş güzel adamdan Biri bir gün bir yara dayandı Soyuldu sırtı devrilen taze …

William Faulkner, Emily İçin Bir Gül

Bayan Emily Grierson öldüğünde bütün kasaba cenazesindeydi. Erkekler bu düşmüş anıta hayranlıkla dolu bir saygı duyduklarından, kadınlarsa aynı zamanda bir bahçıvan ve ahçı olan yaşlı kâhya dışında on yıldır kimsenin görmediği evini merak ettiklerinden… Geçmişte beyaz olan kareye benzer taban yapısıyla bu ev, yetmişlerin aşırı canlı tarzında kubbeleri, kuleleri ve …

Hector Malot, Kimsesiz Çocuk Kitabından Seçmeler

Köyde yaşamış olanlar, <<ineği satmak >> sözcüğünün ne anlama geldiğini çok iyi bilirler. Bizim ineğimiz sadece sütninemiz değil, aynı zamanda arkadaşımızdı, dostumuzdu. Çünkü sakın ineğin çok aptal bir hayvan olduğunu sanmayın, tersine çok akıllıdır ve biraz eğitilecek olursa pek çok şeyler öğrenebilecek yetenektedir. (sf.9 / 10) O güne değin kendi kendime …

Dilek Kartal, Belki Sana İnanırlar

onlara artık yeni insanlar tanımak istemediğimi söyle bana inanmıyorlar güneş mi göreyimmiş, iki insan, açılsın mıymış içim beni alıp pencerenin önüne yerleştiriyorlar onlara bir salon çiçeği olmadığımı söyle hasarsız parçalarımın giderek azaldığını hiç değilse okunaklı bir ölüm için bir tık hayatla arama bir boşluk bıraktığımı bana inanmıyorlar tıpkı inanmadıkları gibi; …

Yunus Meşe, Filmler Güzel Bitmez Bazen

Gecikmiş bir tesadüf için Gidiyorum artık, dedi.  Ceketimi hafifçe çekip saate baktım. Erken değil mi, dedim? Öyle değil, yokum artık, buraya kadarmış, dedi.  Beklemiyordum bunu. Yutkunarak,  peki neden,  diye sordum.  Baksana birlikte bir film bile izleyemiyoruz, bunlar bizim yolumuza çıkan işaretlerdi, dikkate almalıydık vaktinde, görmezden geldik ama hiçbir şey değişmedi, …