17 Aralık Şeb-İ Arus Mevlanayı Övme ve Öldürme Günü

Bu seneki Şeb- i Arus, diğer adıyla Mevlana’yı Övme ve Öldürme Günü, başta Konya olmak üzere tüm dünyada coşkuyla kutlandı.

Sunuculuğunu Yılmaz Erdoğan’ın yaptığı gece, Konya’daki resmi açılışın ardından tören, Mercan Dede’nin, neyzenlerin başlangıç eseri olarak kabul edilen Şol Cennetin Irmakları’nı yarım yamalak ıslıklamasıyla başladı.

Ney dinletisinin ardından sahneye gelen Elif Şafak, ( sh ile ) önce Aşk romanından bazı rubailer seslendirdi.  Mevlana’nın Türk edebiyatında; sömürgecilik döneminin tartışılmaz bir ismi olduğunu ve henüz tükenmeden herkesin bir şekilde bundan istifade etmesi gerektiğini dile getirdi. Alkışlar arasında sahneden inen Elif Şafak (sh ile) yerini 2000’li yılların tasavvuf ehli, kâmil insan, Sinan Yağmur’a bıraktı. Sahneye çıkarken bir an kaşkolu yere düşen ve ayağı takılan Sinan Yağmur, başını tamburinin sazına çarparak yere yığıldı. Hastaneye kaldırılan Sinan Yağmur, böyle bir gecede olamamanın üzüntüsünü dile getirerek, kitap satışlarının bundan etkilenmemesini diledi.

Gecenin bir başka üzüntülü haberi ise Cemal Nur Sargut’tan geldi. Kısık sesini tamir etmek için yumurta akını fazla kaçıran Cemal Nur Hanım, gıda zehirlenmesi şüphesiyle Canada’da daki dünyaca ünlü Voice Over ses kliniğine kaldırıldı.

Gecede yer alan Mustafa Ceceli tüm Mevlana severleri canı gönülden selamlayıp, saç ektirmesinde emeği geçen başta Mevlana olmak üzere, küçükken kendisini Hacc’a götüren babasına teşekkür etti. Ardından seslendirdiği  “ yağmur yağar, ben tarlamı sürerim” adlı eseri geceye damgasını vurdu.

Mustafa Ceceli’nin ardından seyircilere minik sürprizler hazırlayan organizatörler, en güzel ezanı okuma yarışması düzenlediler.

Burhan Çaçan, Alişan ve Bülent Ersoy’un katıldığı yarışmayı Mine Koşan- İbrahim Erkal ikilisi kazandı. Ödüllerini önümüzdeki dönem Kültür Bakanı olmasına kesin gözüyle bakılan Acun Ilıcalı’nın elinden alan ikili, bu gibi organizasyonlara çağrılmamaktan ve unutulmaktan dolayı mutsuz olduklarını dile getirdiler. İbrahim Erkal’ın, “unutma unutulanlar unutanları asla unutmazlar “ sözünü söylerken Bülent Arınç ve İkbal Gürpınar’ın gözyaşlarına hâkim olamaması dikkatlerden kaçmadı.

Program devam ederken bir dönemin ünlü sosyalistleri Alişan ve Yavuz Bingöl’ün “Cumhurbaşkanı En Güzel Nasıl Övülür?” üzerine sohbetleri kuliste sırasını bekleyen başta Orhan Gencebay olmak üzere, Hande Yener, Şafak Sezer ve diğer sanatçıları kahkahaya boğdu.

Şeb-i Arus törenleri bu şekilde giderken bakalım siyasilerimiz bu kutlu günü nasıl değerlendirmişler.

Siyasiler bu seneki 17 Aralık Şeb-i Arus törenlerini yurdun değişik yerlerinde girmeyi tercih etti.

Memleketi Rize’de girmeyi tercih eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 17 Aralık hakkında görüşleri şunları söyledi:

17 Aralık Mevlana’nın Singapur’a hizmetlerinin unutulmaz olduğunu, kardeş Pakistan’ın başkenti Tahran’da adına büyük bir inşaat yapılacağını açıkladı.

Kemal Kılıçdaroğlu ise, 17 Aralık’a Hacı Bektaş-ı Veli’nin türbesinde girmeyi tercih etti. Gazetecilerin, neden Mevlana’nın bu gününde Hacı Bektaş-ı Veliyi ziyaret ettiğini sorması üzerine 17 Aralık Hacı Bektaş-ı Veli’nin ölüm günü değil mi? deyip, bir zamanlar kendisinin yerine twit atan yeğenini suçladı.

Devlet Bahçeli ise Mevlana’nın yaşının en fazla kırk olabileceğine değindi ve parmaklarıyla hesapladı.

Abdullah Gül ise konuyu fazla uzatmadan: “İnsan gerçekten hayret ediyor!” demekle yetindi.

Şeb- i Arus, Mevlana’yı Övme ve Öldürme Günü’nü, nasıl feyizli geçirebileceğimizi sorduğumuz Nihat Hatipoğlu ise şöyle konuştu:

Böylesi bir günde Mesnevi okumanın zorluklarını anlatarak onun muadili olarak Aşk, Aşkın Gözyaşları, Gel Ey Şems gibi daha çok günümüze hitap eden kitaplar okunmasını, bol bol Mevlanalı twitlerin atılmasının uygun olduğunu dile getirdi. Bazı otel işlerinin yoğunluğu nedeniyle fazla vaktini almak istemediğimiz Sayın Hatipoğlu’nu, alnının teriyle kazandığı lüks helikoptere bindirerek uğurladık.

Evet, bir 17 Aralık Şeb- i Arus, Mevlana’yı Övme ve Öldürme Günü böyle geçti.  Bu yazıda emeği geçen herkese ayrı ayrı yazıklar olsun der Mevlana ve Şems’in gazab-ı vesilesinin üzerinizden eksik olmamasını dileriz.

SKL HAREKETİ
Ya Bizim Efkarımız Ne Olacak

İZDİHAM

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın